1 MAYIS RUHUYLA HAYKIRIYORUZ: YENİ BİR HAYAT YENİ BİR DÜNYA İSTİYORUZ!


Kâr ve iktidar hırsı için ekosistemi, biyo-çeşitliliği ve yaban hayatını barbarca, vahşice yağmalıyorlar. Doğaya, yaşama düşmanlıkla kalmayıp, insanı, insanlığı da yok ediyorlar! HES’lerle, şirket madenciliği ve tarımıyla, inşaat rantıyla ormanları, su kaynaklarını, yaşam alanlarımızı, tabiat ve kültürel zenginliklerimizi yok ederek  başımıza yeni ve büyük felaketler açıyorlar! Önce Deli Dana, Domuz Gribi, SARS ve MERS şimdi Covid 19…

Bilim insanlarını dinlemiyorlar! Sosyal hukuk devletine, koruyucu sağlık hizmetlerine, güvenceli iş, insanca yaşam için güvenceli gelir politikasına geri dönüş çağrılarına kulak vermiyorlar. Pandemi şartlarında şeffaf olun, bilim insanlarının, meslek odaları, demokrasi ve emek güçlerinin öneri, talep ve ortak mücadele çağrılarına kulak verin dedik, dinlemediler. Bütün toplumun, dünya halklarının topyekûn katılımı olmadan Pandemiyle başa çıkılamaz, bunun için herkesin düzenli gelir, iş, beslenme, barınma, bakım ve sağlık  güvencesine sahip olması gerektiğini söylüyoruz, dinlemiyorlar. Sağlık üzerinden para kazanma döneminin sonlandırılması gerektiğini, sağlık hizmetinin herkes için ücretsiz, eşit ve erişilebilir olmalı diyoruz. Kamu kaynakları ivedilikle Pandemiyle mücadeleye ve aşıya aktarılmalı, aşı kutsal bir haktır, aşılar kamu eliyle üretilmeli ve dürüstlükle herkese ücretsiz uygulanmalı dedik! Yine dinlemediler, yine dinlemiyorlar! Ne duyacak kulakları ne söylenenleri  anlayacak bir anlayışları ne de bir vicdanları var! Duymuyorlar, düşünmüyorlar, insanlık için bir şey yapmıyorlar! Sömürü ve egemenlik hırsı onların insana ait olan bütün duyu organlarını çoktan ortadan kaldırmıştı. 

Neoliberal çılgınlıktan vazgeçmiyorlar. Doğadan, emekten, demokrasi ve özgürlükten  yana yükselen çığlığımızı bastırmak, örgütlülüğümüzü ve gücümüzü zayıflatmak için ise aralıksız çalışıyorlar. Tam bir barbarlıkla yollarına devam ediyorlar.

Tarih, 15 Nisan 2021. Salgın altı kıtaya, 192 ülkeye ulaştı. Resmi rakamlara göre; Covid 19 pozitif vaka sayısı yaklaşık 140 milyon, salgın nedeniyle hastanelere yatan kişi sayısı yaklaşık 80 milyon. Hayatını kaybeden kişi sayısı: İki milyon, dokuz yüz yetmiş üç bin, yüz doksan yedi!

Yaşanan ve yaşanmakta olan bilinçli ve örgütlü  bir soykırımdır. İnsanlık tarihinin en büyük suçlarından birine tanık oluyoruz. Mağdur olan  dünya halkları ve emekçilerdir.  Suçlu-fail  ise kapitalist barbarlığın sahibi sermaye sınıfı ve onlar için çalışan siyasi iktidarlardır!

Emek dünyası salgın kâbusunu yaşamakla kalmıyor, pandemiyle iyiden iyiye katmerleşen işsizlik, güvencesizlik ve yoksulluk felaketini  de olanca şiddetiyle yaşıyor! Resmi rakamlara göre, 2020 yılında dünya çapında 255 milyon tam zamanlı mesaiye eş değer çalışma saati yok oldu. İşsiz sayısı 33 milyon artarak 220 milyona ulaştı.

Dünya halkları virüsün ve açlığın, sermaye ve gerici siyasal iktidarların sömürü ve zorbalığı altında varlık sorunuyla boğuşurken dünyanın efendileri sermaye biriktirmeye devam ediyorlar. Hem de öyle böyle değil! Dünyanın en zengin 20 dolar milyarderi servetini yüzde 68 (742 milyar dolar)  arttırdı. Dünya ekonomisinin büyük bir kriz yaşadığı bu salgın döneminde servetini astronomik düzeyde arttıran sadece en zengin ilk 20 kişi değil. 2 bin 365 milyarder  servetini yüzde 54 oranında (4 trilyon dolar)  arttırdı. Neoliberalizmin patronları  gerek iktisadi gerekse yeni yasal düzenlemeler ve siyasi adımlarla pandemi sürecini kendileri için büyük bir fırsata çevirmişlerdir. İnsanlar hastalıktan kırılırken, savaş kışkırtıcılığı, silahlanma yarışı, göçmen karşıtlığı ise azalmak şöyle dursun daha da arttı.

Türkiye neoliberal sistemin en gaddarca uygulandığı ülkelerden biri haline getirilmiştir. Pandemi süreci bunu açıkça göstermiştir. Sınırsız bir doğa talanı, emek-gücünün vahşice sömürülmesi,  demokratik hak ve özürlüklere karşı ölçüsüzce sürdürülen baskı ve şiddet politikalarıyla birleştirilmiştir. Resmi rakamlar 2020 yılında, 2,3 milyon iş kaybı yaşandığını gösteriyor.  177 bin işçi Kod-29 bahanesiyle işten çıkarıldı.  Pandemi süresince İşsizlik Sigortası Fonu’ndan işçi sınıfına 10,2 milyar TL nakdi ücret desteği verilirken, patronlara 18,3 milyar TL ödendi. Kamuda ve özel sektörde masrafları çalışanlara yüklemenin bir aracına dönüşen  “evde çalıştırma” kalıcılaştırılmaya çalışılıyor. Kuralsız, güvencesiz çalıştırma, işten keyfice çıkarmalar özel ve kamuda yasa haline getirilmek isteniyor. Geçmişten bugüne kadın mücadelesinin eril şiddet ve tahakkümüne karşı önemli bir kazanımı olan İstanbul Sözleşmesi bir gece yarısı haksızca, hukuksuzca yürürlükten kaldırıldı! Kadın cins soykırımı sürüyor! Demokratik, barışçıl, fiili-meşru hak arama mücadelesi  baskıyla, yasaklarla ve polis şiddetiyle karşılaşıyor. Kayyım rektör atamasına rıza göstermeyen Boğaziçi Üniversitesi nezdinde akademi ve bilim insanları düşmanlaştırılıyor, çok yönlü bir saldırı politikasının hedefi oluyor. Ülkenin onurlu insanları, emek, demokrasi ve barış savunucuları, sendikacılar, gazeteciler, aydınlar  ve milletvekilleri  gerici-faşist uygulamalarla  susturulmak, sindirilmek  isteniyor.

Bu dünyada bu ülkede bu sistem ve bu siyasal iktidar altında hiç birimiz güvende değiliz. Çalışma, gelir ve sosyal güvencelerimiz hızla yerini güvencesizliğe bırakıyor. Büyük bedeller ödeyerek elde ettiğimiz demokratik hak ve özgürlüklerimiz bir bir elimizden alınıyor! Ekolojik yıkımla, iklim değişiklikleriyle dünyamız yok olmanın eşiğine getirilirken, salgın felaketleriyle, açlık ve sefaletle tüm insanlık olarak yok olmanın sınırındayız! 

Doğaya, insanlığa, biz emekçilere ve yaşama giydirilmek istenen kefeni kabul etmek zorunda değiliz.  Bize dayatılan köleliği,  barbarlığı ve hayat düşmanlığını asla kabul etmiyoruz!

İnsanlık tarihin en karanlık anlarında Kadınlar 8 Mart’ları,  Ortadoğu Halkları 21 Mart-Newroz’ları, İşçi Sınıfı 1 Mayısları, Dünya Halkları Devrimleri yaratmışlardır. Tarihimizden aldığımız güçle içinden geçtiğimiz karanlığı parçalayacak, insanlık tarihinin ihtiyacı olan aydınlık geleceği hep birlikte kuracağız!

İşçi ve Emekçilerin Uluslararası Birlik, Mücadele ve Dayanışma Günü olan 1 Mayıs’a yürüyoruz! Evlerimizi, iş yerlerimizi ve meydanları 1 Mayıs ruhuyla Birlik, Mücadele ve Dayanışma alanlarına çevirelim. Hep birlikte 2021 1 Mayıs’ını yeni umutların, yeni ve büyük başlangıçların miladı yapalım! Yeni bir hayat yeni bir dünya mümkün! Kurtuluş Ellerimizde! Yeter ki, hayal edelim ve isteyelim! Uyanalım, uyandıralım! Yeter ki, örgütlenelim ve harekete geçelim! Ve hep birlikte haykıralım: Böyle bir sistemde yaşamak istemiyoruz! Emekten, doğadan, kadından, halkların barış içinde kardeşçe bir arada yaşamasından yana yeni bir hayat, yeni bir dünya istiyoruz!

Yaşasın 1 Mayıs! Bijî Yekê Gulanê! да здравствует 1 мая! გაუმარჯოს 1 მაისს! Կեցցէ՛ 1 Մայիս! long live may 1! Ζήτω 1 μάη! تحيا 1 مايو!

Yaşasın KESK, Yaşasın Tarım Orkam-Sen!

Tarım Orkam-Sen Merkez Yönetim Kurulu

Facebook'ta Paylaş

Adakale Sokak, Ada apt. No: 8/7 Yenişehir – ANKARA
Telefon : 0312 430 5811 - Faks : 0312 430 1563
Tüm Hakları Saklıdır © 2014 Tarım Orkam Sen | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Yazılım: Hatırnaz Yazılım