7. DÖNEM 1. GENEL MECLİS TOPLANTISI SONUÇ BİLDİRGESİ


TARIM ORKAM-SEN 7. Dönem 1. Genel Meclis Toplantısı 16-17 Haziran 2021 tarihlerinde Ankara'da aşağıdaki gündemle toplanmıştır:

1-Yoklama

2- Divan Oluşturulması ve Saygı Duruşu

3-Açılış Konuşması

4- Siyasal/Sendikal Sürecin Değerlendirilmesi

5- Çalışma Raporlarının Sunulması ve Değerlendirilmesi

6- Tarım ve Orman Politikaları Çalışma Komisyonunun Oluşturulması

7- 7. Dönem Şube ve Genel Merkez Kurullarının Değerlendirilmesi

8- Sonuç Bildirgesinin Okunması ve Kabulü

9- Kapanış

 

1.Genel Meclis Toplantımıza; Emek, Demokrasi, Barış ve Özgürlük mücadelesinde yitirdiğimiz tüm devrimcilerin anıları önünde saygıyla eğiliyor, onları minnetle, şükranla anarak başlıyoruz. Anılarını mücadelemizde yaşatma sözü veriyoruz.

AKP-MHP-Mafya faşist bloku iktidarını sürdürmek için ülkeyi her alanda kaosa sürüklemiştir. Son günlerde ortaya saçılan kirli ilişkiler, yıllardan beri ifade ettiğimiz bu kirli savaşın/ittifakların muhatapları tarafından açıkilanıdır.

Yaklaşık iki yıldır pandemi sürecini bahane ederek işlevini yitiren devlet, halkın ve emekçilerin ihtiyaçlarını göz ardı ederek toplumu açlığa ve sefalete sürüklemiştir. Yaşanmakta olan pandemiyi neredeyse biyo-politik bir yönetim aracına dönüştüren iktidar, bir taraftan halkın ve emekçilerin açlık ve yoksulluğuna gözlerini kapatırken diğer taraftan baskı aygıtını en şiddetli bir şekilde kullanarak son yıllarda uyguladığı faşizmi daha da keskin hale getirmiştir. Halkın;ekolojik, politik, yaşamsal anlamda uğradığı haksızlıklar karşısında sessiz kalmayarak gerçekleştirdiği en sıradan protestolara dahi çok şiddetli bir şekilde karşılık vermektedir. Fakat yasaklarla evlerinden çıkmasına engel olduğu halkın ağacına, toprağına, suyuna, deresine ve diğer bütün ekolojik kaynaklarına, kolluk kuvvetlerini, neredeyse sermayenin emrine vererek el koymaya, yok etmeye çalışmaktadır.

Faşist iktidar, gerici-milliyetçi kitleyi yedeğinde tutmak ve içinde bulunduğu krizi gizlemek için tüm muhalefeti susturmak ve bunu da özellikleetkin dinamik muhalif kesimleri baskı altına alarak,emekçilerin, halkların meşru, demokratik iradesini boğmak istemektedir. Bu iktidar milyonlarca insanın, demokratik iradesiyle seçmiş olduğu bir siyasi partinin seçmenlerini ve üyelerini kriminalize ederek, hedef göstererek Türkiye halklarının içinde bulunduğu yoksulluğu ve sefaleti görünmez kılmaya çalışmaktadır.HDP’ye yönelik kapatma davası ve son olarak İzmir HDP İl binasında yaşanan faşist saldırıda genç bir kadın emekçi olan Deniz Poyraz’ın katledilmesi yaşanan baskıların somut ifadesidir. Türkiye halklarının, emekçilerin, gençliğin, kısacası bütün toplumun geleceği gasp edilerek bir avuç sermayedar ve mafyanın keyfiyetine terk edilmiş durumdadır.

Neo-liberal sistemin kar hırsıyla yaşamı talan etmesi sonucu yaşadığımız iklim krizi geri dönülmez bir aşamaya gelmiştir. Doğanın ve ormanların kontrolsüz ve keyfi talanı sonucunda bu yılki yağış miktarı ortalamanın çok altında gerçekleşmiştir. Yaşanan kuraklık tarım üreticilerini çok zor durumda bırakırken aynı zamanda iktidarın bu alandaki politikasızlığı sonucu toplum gıda kıtlığı riskiyle karşı karşıyadır. Yıllardır piyasanın insafına terk edilmiş tarım üreticileri, destekleme yetersizliği ve yaşanan ekonomik kriz dolayısıyla artık banka ve tefeciler yüzünden toprağını satmak zorunda bırakılmış ve neredeyse üretimi terk etmiştir.

İktidar, bir taraftan yaşanmakta olan ekolojik tahribata ses çıkarmazken diğer taraftan da kadınlara yönelik katliamlara karşı katliamcı erkek zihniyetiyle birlikte hareket ederek İstanbul Sözleşmesi’nden keyfi bir şekilde çıkmış, neredeyse her gün bir kadının öldürüldüğü ülkemizde yaşamı değil yok oluşu ilke edindiğini göstermiştir.

Pandemiyle birlikte esnek çalışma uygulamasına geçen kamu kurumları bu uygulamayı bir önlemmiş gibi sunarak, aslında geleceğe dönük olarak kamuda esnek, güvencesiz ve örgütsüzleştirilmiş kamu emekçiliğine kapı açmaya çalışmaktadır. Son yıllarda istihdam ettiği emekçileri sözleşmeli olarak kamuya alan iktidar bu esnek çalışma uygulamasıyla da bütün kamunun güvencesiz hale getirilmesi için özellikle konfederasyonumuz KESK ve sendikamız nezdinde baskılarını sürdürmeye devam etmektedir. İktidar 15 Temmuz sonrası yaşadığı krizi atlatabilmek için ilan ettiği OHAL kararlarıyla, kamudaki yanlış uygulamalarından dolayı kendisine muhalif olan kamu emekçilerinin yegane örgütlü gücü olan KESK’li emekçileri ihraç etmiştir. Geriye dönük olarak baktığımızda bu ihraçlar bugünün güvencesiz çalışma ortamını oluşturmanın bir basamağıdır. Bütün hukuksuzluğuna rağmen bu uygulamasından vazgeçmeyen iktidar hiçbir sebep bulamadığında sahte argümanlara sarılarak bu süreci uzatmakta, emekçileri işiyle ve ekmeğiyle tehdit etmektedir.

Bilindiği üzere memur sendikalarının üye aidatları devlet tarafından ödenmektedir. 2005 yılında yapılan toplu görüşmelerde Kamu Sen’in isteğiyle 4688 sayılı yasaya ek madde yapılarak memur sendikalarının üye aidatlarının devlet tarafından ödenmesi istenmiş ve talep kabul görmüştür. Getirilen bu düzenlemenin arkasında kamu emekçilerinin yandaş sendikalar üzerinden sendikasızlaştırılması,KESK’in üye sayısının düşürülmesi,ve geriletilmesi hedefi vardır. Kamu Sen ve Memur Sen’in işbirliği ile hayata geçirilen bu uygulamanın bir başka amacı da ülkede gerçek anlamda yapılacak sendikal mücadele hareketinin önünü kesmektir. Hükümet yanlısı sarı sendikaların kadrolaşması için bir teşvik niteliğinde olan ve “toplu sözleşme ikramiyesi” adı altında verilen bu rüşvet, sendikal özgürlüklerin kısıtlanmasına hatta kaybedilmesine ve sendikal mücadelenin yozlaşmasına neden olmaktadır.

Yeni bir TİS sürecine girdiğimiz bugünlerde, sistemin yıllardır devam eden saldırılarına karşı öncelikli amacımızdaha geniş bir örgütlülüğü sağlamaktır. Bu örgütlülüğün salt bizim çalışma alanlarımızı değil, yaşamın her alanını kapsayan; ekolojik, politik, kültürel, cinsel ve sınıfsal anlamda yaşamı yeniden üreten bir perspektifle gerçekleştirilmesi gerekmektedir. 15-16 Haziran Büyük İşçi Direnişive fiili meşru mücadele geleneğimizden aldığımız güçle;özgür, demokratik ve barış içinde, bir arada yaşanabilecek bir ülkenin temellerini atmak için harekete geçmeliyiz.

 

Tarım Orkam-Sen 1. Genel Meclisi, yukarıda açıklanan gerekçeler doğrultusunda önümüzdeki süreçle ilgili mücadele perspektifini belirlemiştir:

  • 5996 sayılı Kanuna istinaden “Gıda kontrolör” harcırahlarının eşit işe eşit ücret anlayışı ve haklı bir dağıtım yapılması ve uygulamadaki keyfiyetin kaldırılmasına yönelik çalışma yapılması
  • Üyelerimizin Lisans Tamamlamaya ilişkin talepleri konusunda çalışma yapılması
  • KHK hukuksuzluğuna ve keyfiyetine karşı mücadelenin KESK bütünselliği içinde sürdürülmesi, ihraç edilen ve açığa alınan bütün arkadaşlarımızın görevlerine iadesi için mücadele mevzilerinin güçlendirilmesi, eylemselliğin ve dayanışmanın yükseltilmesi
  • Doğayı ve ekolojik dengeyi bozan çevre politikalarına karşı yürütülen mücadelelerin büyütülmesi ve genişletilmesine devam edilmesi; Orman yangınlarına karşı mücadelede sendikamızın kararlılığının sürdürülmesi, tarımın tasfiyesine karşı, üreticiden ve halktan yana politikaların geliştirilmesi ve yapılan eylem ve etkinliklere destek verilmesi
  • Kamuda güvencesiz çalışmaya karşı faaliyet yürütülmesi ve sözleşmeli personelin kadroya alınmasına ilişkin çalışma yapılması
  • İşyerlerinde ve çalışma alanlarında idareciler tarafından başta kadınlar olmak üzere bütün emekçilere uygulanan; mobbing, taciz ve şiddete karşı eylem ve etkinliklerin yürütülmesi
  • Atama ve Yer Değiştirme işlemlerine esas olarak kullanılan Hizmet Puanlarının yeniden düzenlenmesi; il içi ve il dışı tayinlerde sendikal ayrımcılığın ve keyfi uygulamanın sonlandırılması için çalışma yapılması
  • İnspektör eğitimlerinde sendikamız üyelerine karşı uygulanan ayrımcılığın giderilmesi yönünde çalışma yapılması
  • 4688 sayılı yasanın yeniden değerlendirilerek; Hakem heyeti, Bakanlar kurulu ve grev hakkı konularında yeni öneriler geliştirilerek, mücadele hattının oluşturulması
  • Fiili hizmet zammı kapsamında çalışmalarına rağmen bu haktan yararlanamayan işkolumuz çalışanlarının bu haktan yararlanabilmesi için gerekli çalışmaların yapılması
  • Süt üreticilerinin yaşadıkları sorunlara ilişkin, daha iyi politika üretme noktasında desteklenmeleri
  • Tarım ve ekolojialanında yaşanan sorunların tespiti ve giderilmesi, bu sorunları yaratan sisteme alternatif politikaların geliştirilmesi, üreticilere ve topluma daha sağlıklı, ekolojik ve sürdürülebilir bir yaşam sunma perspektifiyle Tarım ve Orman Politikaları Çalışma Komisyonunun oluşturulması
  • Örgütlenmede yöntem ve dilin ortaklaştırılıp kapsayıcılığının artması temelinde eğitim çalışmalarının yapılması
  • Sonraki meclis toplantılarının olanaklar dahilinde Ankara dışında da yapılmasına dair planlamanın yapılması
  • İktidar destekli faşist katiller tarafından HDP İzmir İl Örgütü’ne yapılan saldırıda bir parti emekçisinin katledilmesinin kınanması
Facebook'ta Paylaş

Adakale Sokak, Ada apt. No: 8/7 Yenişehir – ANKARA
Telefon : 0312 430 5811 - Faks : 0312 430 1563
Tüm Hakları Saklıdır © 2014 Tarım Orkam Sen | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Yazılım: Hatırnaz Yazılım