Perşembe, Haziran 20, 2024
Ana SayfaSLIDERÜlke Kaynaklarını Halkın Yararına Kullanacağı Adil Bir Bütçe İstiyoruz!

Ülke Kaynaklarını Halkın Yararına Kullanacağı Adil Bir Bütçe İstiyoruz!

Cumhuriyet’in yüzüncü yılında, emsali görülmemiş kötü bir yönetim ile karşı karşıyayız. 2023 yılının sonlarına yaklaşırken, ülke varlıklarının talan edildiği, rant uğruna doğamızın sermayeye peşkeş çekildiği, liyakatsızlığın ve israfın tavan yaptığı, suçluların ve mafyanın kol gezdiği, haksız kazançlar ile zenginleşenlerin çığ gibi büyüdüğü, uygulanan neoliberal politikalar ile derin bir krizin yaşandığı, enflasyonun tavan yaptığı, emperyalizmin sömürüsünün arttığı, savaşlara taraf olarak, kürt sorununda barışçıl politikalardan uzaklaşıp, savaş ve şiddet politikalarıyla bölge halkları açısından yaşamı daha da zorlaştıran AKP-MHP iktidarı, ülkeyi yüz yıl önceki durumundan daha beter duruma getirmişlerdir. Yaşanan bu acı tablonun tek sorumlusu, batı emperyalizminin besleyip büyüttüğü siyasal İslamcı AKP-MHP yönetimidir. Yıllarca beraber stratejik ortağı FETÖ yapılanmasını, 2016 darbe girişimi ile tasfiye edip yerine MHP’yi koyarak iktidarda kalan AKP, Hitlerin faşizm yönetimini aratan tek adam rejimi ile toplumun sorunlarını çözmek şöyle dursun sorunların kaynağı haline gelmiştir.

2023 yılı ülkemiz için kara bir yıl olarak tarihe geçti. Liyakatsiz, rantçı, talancı AKP-MHP yönetiminin yandaş müteahhitleri ile yanlış kentleşme politikaları nedeniyle, tarım arazilerinin, ova ve dere yataklarının, ormanların imara açılması ile kentlerimiz beton yığınlarına dönüşmüştür. Doğayla girilen savaşın en acı felaketini 6 Şubat’ta Kahramanmaraş depreminde yaşadık. Yüz binlerce yurttaş ölmüş ve yaralanmış, sayısız insan evsiz kalmıştır. Yaşanan acı olay sonrasında dahi hiçbir ders almayan mevcut iktidar aynı rant düzenine devam etmiştir.

2020 yılında yükselişe geçen enflasyon 2023 yılı Ocak-Ekim arasında yüzde yüzleri geçmiştir. Gıda fiyatlarındaki artış milyonlarca insanı açlıkla mücadele etmek zorunda bırakırken, hala üretime dönük tarım politikaları yerine ithalatı önceleyen politikalara devam edilmiştir. Tüm bu batmışlığın ortasında bugün mecliste görüşülmeye başlanacak olan tek adam yönetiminin bütçesi, bolca vergi ve faiz, para cezaları ve taşınmaz satışları üzerine kurulmuştur. Bunun somut delilini ise iktidarın bakanı tüm varlıklarının özelleştirileceğini beyan ederek vermiştir. Ekonomiyi liyakatlı kişilere teslim ettik diyen iktidar, sermayeye vergi afları getirirken emekçilere ise kemer sıkma politikalarıyla yandaş sermayeyi büyütmeye devam etmektedir.

Mevcut iktidar, yapısal reformlar yapacağız diyerek, Mayıs ayında yapılan seçimlerini kazanmıştır. Seçimlerin sonrası Anayasa kararlarını yok sayan iktidar, gazeteciler dahil muhalif tüm kesimleri baskı ve yargı eliyle susturarak, demokratik bir bütçe tartışması için zemin dahi bırakmamıştır. Meclise sunulan bütçe de halka bolca vergi yüklenmiş, ancak hiçbir refah göstergesi sunulmamıştır.

2024 Bütçesi Emekçi Düşmanıdır.

Çarpıtılmış TÜİK rakamlarına göre belirlenen ve 6 ay sonra alınabilen enflasyon farkı nedeniyle emekçilerin ücretleri yıllardır erimeye devam etmektedir. Yapılan araştırmalar 2016- 2022 yılları arasında sermayenin milli gelirden aldığı pay %47,5’den %54.5’e çıkarken, emekçinin milli gelirden aldığı pay %36,3’ten %26,5’e gerilemiştir. Hal böyle olmasına rağmen iktidar hazırlanan “Bütçe Raporu”yla ve her fırsatta “personel giderleri en büyük giderdir” yalanıyla halkı kandırmaya, ekonomik krizin emekçiler yüzünden oluştuğu, enflasyonun emekçilerin maaşları nedeniyle oluştuğu algısını yaratmaya çalışmaktadır. Oysa iktidarın 2024 yılında faiz ödemesi için ayırdığı bütçe 1 trilyon 254 milyar iken, 2024 yılı için tüm personel giderleri 826 milyardır.

2024 yılı bütçesini tamamen vergi gelirleri, para cezaları ve taşınmaz satışları üzerine kuran hükümetin gideri 11 trilyon 89 milyar TL, geliri ise 8 trilyon 937 milyar TL olup, 2024 yılını da bütçe açığı ile kapatacaktır. Kötü yönetimi ile 2022 ve 2023 yılında ek bütçe yapan iktidar 2024 yılında da aynısını yapacaktır. Yine 2024 yılında 1 trilyon 254 milyar faiz ödemesi yapması öngörülmüştür. “Nas orada dururken” diyerek ülkeyi faiz borcuna sokan iktidar, 2024 yılında faiz gelirlerinde ise %23,8 bir artış beklemektedir.

2023 yılına göre vergi gelirlerinde %72,8 artış beklenmektedir. Vergi gelirlerinin en çok artan kalemi olan gelir vergisi %69,9 artışla ilk sırada olup, bunun 1.1 trilyon lirasını emekçilerin ücretlilerden toplanacakken, kurumlar vergisinde ise %63,2 bir artış görülmektedir. Ülkenin kaynaklarını tüketen şirketlerin tümü ücretlilerden %7 daha az vergi verecektir. Bu bütçe yükünün kimin üzerine kurulduğunu açıkça göstermektedir.

Diğer bir gelir kalemleri olan MTV %3,5 azalış görünse de aslında 2023 yılında anayasaya aykırı olarak halktan ikinci defa vergi alan iktidar, buna rağmen 68,9 milyar TL, KDV %76,8 artış ile 342 milyar TL, ÖTV %71,9 artış ile 61,7 milyar TL, para cezaları %58,1 artışla 118 milyar TL ve taşınmaz satışlarında 8,1 milyar gelir beklemektedir. Mevcut iktidar halka ve emekçilere verdiği geliri, dolaylı vergiler ile toplamaktan başka çaresi olmayan bir bütçe sunulmuştur.

2024 Bütçesi Orman Düşmanıdır.

Ülkenin ormanlarını maden şirketlerine kamu yararı altında peşkeş çeken iktidar, madenlerden halkın yararına olacak payın 5.5 milyar TL. olacağını belirtmiştir. Madenlerden 55 milyar TL. gelir eden sermaye grupları halka %10 kadar ödemektedir. Burada bir kamu yararı değil şirket yararı vardır. Bu madenlerin satılması ile halkın kalkınacağını iddia edenler, tam tersi bir avuç sermayedarı kalkındırmaktadır. Bunu yaparken de kamu yararı altında 63.979 izin vererek 406.172 hektar ormanı yok etmişlerdir. Bu rakamlar bize gösteriyor ki yangından daha beteri; ormanların, ormancılık alanı dışına tahsis edilerek yok edilmesidir.

Yine bütçe incelendiğinde ülkede tek görevi mevcut iktidarı ayakta tutmak için harcama yapan Diyanet İşleri 2024 bütçesinde %151 artışla 91,8 milyar TL. bütçe ayrılırken, 6 Bakanlığın bütçesine eş değer bütçe harcaması yapacaktır.

2024 Bütçesi Savaş Bütçesidir.

2024 bütçesi içinde savunmaya 1 trilyon 133 milyon bütçe ayrılmıştır. 2023 bütçesinde 468,7 milyar TL savunma giderlerinin 2024’te%142 artırılması hedeflenmektedir. Üstelik bu rakamlara Cumhurbaşkanlığı’na bağlı örtülü ve yedek ödenekler, iç ve dış güvenliğe ilişkin bazı kalemler ve kayıtlara geçmeyen ‘gizli harcamalar’  dâhil değildir. Hazırlanan bu bütçeden de anlaşılacağı üzere AKP-MHP iktidarı 2024 yılında da emekçilerin alın terini silah tüccarlarına ve savaşa harcayarak iktidarda kalmaya çalışacaktır. Oluşan şiddet ortamının kaynağının, yayla yasakları, hayvancılık, arıcılık faaliyetlerinde azalma, köylerin terk edilmesi, ekolojik kirlenme, orman yangınlarının neden olduğunu defalarca kez dile getirdik tekrar getiriyoruz.

2024 Bütçesi Çiftçi ve Köylü Düşmanıdır

Eğitime 1 trilyon 615 milyon, sağlık ve sosyal yardıma 1 trilyon 650 milyon ayıran mevcut iktidar tarım kısmına sadece 384 milyar TL ayırmıştır.

“2006 yılında kabul edilen tarım kanuna göre:  Tarımsal destekleme programlarının finansmanı, bütçe kaynaklarından ve dış kaynaklardan sağlanır. Bütçeden ayrılacak kaynak, gayrisafi millî hasılanın yüzde birinden az olamaz” şeklindedir. İktidarın kendi yönetim döneminde, kendileri tarafından çıkarılan kanuna bile uymayan iktidar, açıkladığı tarımsal destek miktarı 91,6 milyar TL. dir. Hâlbuki yine hükümetin 2024 yılı için GSYH tahmini 41.159 milyar TL. dir. Dolayısıyla tarımsal desteklere ayrılması gereken bütçenin en az 411 milyar TL olması gerekirken, bu rakam 91,6 milyarda kalmıştır. 2023 bütçesinde 63,4 milyar olan tarımsal desteklerde  %100’ü geçen enflasyon ortamında sadece %44,5 bir artış söz konusu olabilmiştir. Bu durumun üretim içinde bulunan çiftçi ve köylünün daha fazla tarımdan, topraktan kopmasına, ucuz işgücü olmasına ya da işsizleşmesine neden olacağı ortadadır. Dünya da %10 olan gıda enflasyonu ülkemizde %71’i geçmiş iken, AKP-MHP iktidarı halkın en temel ihtiyacı olan beslenme hakkını desteklemeyerek, halkın güvenilir olmayan kalitesiz gıda tüketmesine neden olmaktadır.

Rakamlar gösteriyor ki, iktidar 2024 yılında da üretmek yerine ithal ederek, kendi üreticisini değil yabancı ülke çiftçisini ve aracı olan ithalatçı firmaları zengin etmektedir. Cumhuriyet’i yoktan var edip kendi kendine yeten bir ülke sığır ithalatında %799 artışla, 705 milyon dolar ödemiştir. Meraları yapılaşmaya açıp, tarım arazilerini müteahhitlere peşkeş çeken iktidar, hayvan yemi ithalatına 4.3 milyar dolar ödemiştir. Savaşta olan iki ülkeden buğday ve ayçiçeği ithalatı yaparak rekor kırmış iktidar, ithalatından kazandığı sadece 2 milyar dolar artış ile övünmektedir. Ülkeyi ciddi bir gıda krizi beklerken mevcut iktidar sadece bakanlıkta bürokrat değiştirmekle uğraşmaktadır. 21 yıllık iktidarı boyunca 7 bakan ve yüzlerce bürokrat değiştiren iktidar ülkenin tarımını mahvetmiştir.

Kendi ülkesinin ihtiyaçlarına göre değil kapitalist tekel çıkarlarına göre tarımsal üretim planlayan AKP-MHP iktidarı, herhangi bir destekleme uygulamasın bulunmadığı Turunçgil üreticilerini de 2023 yılında perişan edilenler listesine eklemiştir. Ülkenin Turunçgil ihtiyacı 3 milyon ton iken, 7 milyon ton turunçgil ürettirip, ürettiği ürünlerin dalında kalmasına hatta büyük maddi ve manevi emekle kurulan narenciye bahçelerinin sökülmesine neden olmuştur.

2024 Bütçesi Tarım Düşmanı Özelleştirme Bütçesidir.

Türkiye tarımının bitirilmesi, aynı zamanda tarımsal faaliyet gösteren kamusal kurumların özelleştirilmesi aracılığıyla sağlandı. Yapılan birçok bilimsel çalışma tarım alanında özelleştirmelerin ülke yararına olmadığını ortaya koyuyor. Bunun en açık örneğini özelleştirilen elektrik dağıtım şirketlerinin tarımsal faaliyette bulunan çiftçilere uyguladığı fahiş fiyatlar ve keyfi kesintiler olmuştur.2024 bütçesinde, onbir adet HES’in özelleştirme çalışmalarına başlanacağı, ayrıca TEİAŞ’ın özelleştirilmesi içinde yabancı şirketlerle görüşmeler yapıldığı belirtilmektedir. Buradan tekrar uyarıyoruz; kamusal hizmetlerin, sermayenin insafsızlığına bırakılması felaketlere neden olacaktır.

Halkın ve emekçinin sendikası olan Tarım Orkam-Sen olarak, tüm bu ahval ve şerait içinde, Cumhuriyet’in yüzüncü yılını kutladığımız dönemde, en kötü tarım politikalarını uygulayan iktidarın oluşturduğu bütçeyi kabul etmiyoruz. Halktan yana emekçiden yana bütçe talebimizde ısrar ediyoruz. Şirketlerin ve bir avuç zümrenin zenginleşmesine neden olacak bütçeyi ret ediyoruz. Ülke kaynaklarını halkın yararına kullanılacağı adil bir bütçe istiyoruz.

Mecliste görüşülecek 2024 yılı bütçesini konfederasyonumuz KESK ile birlikte karşı çıkıyor ve 2 Aralık’ta yapacağımız İstanbul ve Diyarbakır mitinglerine tüm halkımız davet ediyoruz.13.11.2023

 

YAŞASIN HALKTAN YANA EMEKTEN YANA MÜCADELEMİZ…

YAŞASIN TARIM ORKAM-SEN…

YAŞASIN KESK…

 

TARIM ORKAM-SEN

MERKEZ YÖNETİM KURULU

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

KESK HABERLER