Cumartesi, Aralık 10, 2022
Ana SayfaHUKUKDARBE GİRİŞİMİ FIRSATA ÇEVİRİLEREK KAMUNUN TASFİYESİNE ve KAMUDA HUKUKSUZ UYGULAMALARA İZİN VERMEYECEĞİZ

DARBE GİRİŞİMİ FIRSATA ÇEVİRİLEREK KAMUNUN TASFİYESİNE ve KAMUDA HUKUKSUZ UYGULAMALARA İZİN VERMEYECEĞİZ

BASINA VE KAMUOYUNA

 

15 Temmuz akşamı yaşanan darbe girişimi ile yüzlerce yurttaşımız yaşamını yitirirken, binlerce yurttaşımız da yaralanmıştır.

Sendikamız kurulduğu günden bugüne darbe süreçlerinden en çok emek ve demokrasi mücadelesinin zarar gördüğünü savunmuş ve bu nedenle de tüm darbelerin karşısında, demokrasinin yanında yer almıştır.

15 Temmuz’da Türkiye’nin darbeler tarihine bir yenisinin eklenmesine karşı da açık bir tutum alarak demokrasi ve insan haklarının yanında yer aldığımızı ifade ettik ve ifade etmeye de devam ediyoruz. Demokrasinin inkârı ve temel hak ve özgürlüklerin tamamen ayaklar altına alınması anlamına gelen tüm darbe ve darbe girişimlerinin amasız ve fakatsız karşısındayız.

7 Haziran seçimleri sonrasında çıkan halk iradesini yok sayarak kutuplaştırma siyaseti izleyenler, o tarihten buyana yaşananlardan da sorumludurlar.7 Haziran seçimlerinden sonra siyasi iktidar ve onun yandaşları tarafından bu ülke olağanüstü süreçleri yaşadı, yaşamaya da devam etmektedir.

Suruç’ta, Ankara’da Bursa’da, İstanbul’da Gaziantep’te patlayan bombalar ülkemizi kan gölüne çevrildi,

Birçok İl ve ilçede ilan edilen sokağa çıkma yasakları ve ablukalar ile halkın sağlık hizmetlerine erişimi engellendi, sağlık emekçileri 10’ar günlük nöbetlerle adeta hastanelere hapsedildi; 3 sağlık emekçisi ise katledildi,

Katliamları lanetleyenler, barışçıl eylemlerle basın açıklamalarıyla barış ve kardeşlik isteyenler açığa alındı, memuriyetten el çektirildi,

Ve 15 Temmuz 2016 tarihinde yaşanan yüzlerce yurttaşımızın hayatını kaybettiği, binlerce yurttaşında yaralandığı darbe girişimi…

Darbelerin panzehiri demokrasi ve özgürlüklerin genişletilmesidir. Oysa bu darbe girişimini fırsata çevirmek, kendi iktidarını güçlendirmek için kullanan AKP iktidarı 3 aylık OHAL ilan ederek demokrasiyi askıya aldığı yetmezmiş gibi parlamentoyu işlevsizleştirerek çıkardığı Kanun Hükmündeki Kararnamelerle (KHK) adeta sıkıyönetim dönemlerini aratmayacak uygulamalara imza atmış, atmaya da devam etmektedir. 12 Eylül Askeri Darbe döneminin bir ürünü olan olağanüstü hal kanununa dayanarak ve kanun hükmünde kararnameler çıkararak ülkeyi bu kaostan çıkarmak mümkün değildir. Türkiye’nin böylesi bir kaos ortamından çıkışının yolu demokrasinin, barışın inşa edilmesi ile temel hak ve özgürlüklerin güvence altına alınmasıdır. Çünkü askeri darbe girişimleri askeri darbe döneminin zihniyeti ve kanunları ile ortadan kaldırılamaz.

Tabi ki, darbe girişimi içerisinde yer alıp ülkeyi daha da karanlık günlerin içerisine sürüklemek isteyenlerin cezalandırılması hepimizin talebidir. Ancakbütün bu süreçler Anayasa ve yasalar çerçevesindeyapılmalı, hukukun üstünlüğüne özen gösterilerek adil biçimde yargılanmalı ve suçlu bulunanlar cezalandırılmalıdırlar.ElbetteUluslararası hukuktan kaynaklanan yükümlülüklerden taviz vermeden, temel hak ve özgürlüklerin özüne dokunmadan…

Kamuda yaşanan paralel yapılanmanın birinci sorumlusu sendikamızın taleplerine kulaklarını tıkayan AKPve onların sağ kolu olarak hareket eden yandaş sendikalar olmuştur. Bugüne kadar ele ele kol kola girerek liyakat yerine yandaş sendikaların referansı ile kamuda her türlü görevlendirmeyi yapanlar, bugün kapattıkları bankaları, dershaneleri, özel okullarıdün açmak için birbirini itekleyerek fotoğraf karesine girmeye çalışanlar KHK’lerle 50 binin üzerindeki kamu emekçisini açığa almıştır.

Bu hesap sorma sürecinde sendikamızı ve üyelerimizi de itibarsızlaştırmaya, kriminalize etmeye yönelik politika yürütmekten de geri durmayan AKP’yi, 15 Temmuz öncesi üyelerimize soruşturma açarken cemaatle kolkola çok gördük.

O nedenle de sendikamızı ve üyelerimizi FETÖ/PDY ile ilişkilendirmek cezalandırmaya çalışmak kimsenin haddine değildir.

Türkiye’nin birçok yerinde olduğu gibi ilimizde de KESK’e bağlı Tarım Orkam Sen den sendika başkanımızın da arasında olduğu 8, Eğitim Sen den 6 ve SES ten 5olmak üzere toplamda 19 arkadaşımız açığa alınmıştır. Bu arkadaşlarımız yıllarca bu cemaatçi yapılanma ile mücadele eden arkadaşlarımızdır.

Üyelerimiz hakkındaki hukuksuz açığa alma işlemleriyle ilgili itiraz süreçlerimiz ve girişimlerimiz devam etmekte olup AKP iktidarıderhal bu yanlışı düzeltip üyelerimizin görevlerine geri dönmeleri sağlanmalıdır.

Siyasi iktidar yaşanan bu süreçten gereken dersleri çıkarmalı, kamuya giriş sınavlarından, görevde yükselme sınavlarına kadar adil bir sınav sistemini getirmeli, kamuda kariyer, sınıflandırma ve liyakat ilkelerini bir an önce hayata geçirmelidir.

Bilinmelidir ki SES olarak darbelerin ve darbe girişimlerinin karşısında olduğumuz gibi, kamu alanında yürütülen süreçlerde başta üyelerimize yönelik olmak üzere tüm hukuksuzlukların da karşısındayız. Üyelerimizin paralel yapı ile ilişkileri olduğu iddia edilmesi ve açığa alınmaları kabul edilemeyeceği gibi, bu süreci fırsata dönüştürerek sendikamıza yönelik saldırıları arttırmaya çalışılmasına ve kamu emekçilerinin iş güvencesinin ortadan kaldırılmasının tartıştırılmasından derhal vazgeçilmelidir.02.08.2016

 

Dr. Reşat DOĞAN

KESK Dönem Sözcüsü

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

KESK HABERLER