Enerji
ve maden faaliyetleri, orman yangınları ve tarım alanlarının imara açılması...
Tüm bu talan, bir avuç sermaye
sahibinin kar hırsının sonucudur. Yıkıma uğrayan doğanın ağır bedelini ise daima emekçi halklar ödemektedir. Kaynakların vahşice ve adaletsizce tüketimi, ekonomik zorluklarla
birleştiğinde yoksulluğu
derinleştirmekte; bu durum, halkın yeterli ve güvenli gıdaya erişiminizorlaştırmaktadır. Böylece ekonomik kriz ve ekolojik krizin
yanına, kaçınılmaz bir sonuç olarak gıda
krizi de eklenmektedir. Özellikle et, süt, yumurta, bal gibi temel hayvansal gıdalara ulaşım, yoksul
halk kesimleri için neredeyse imkansız
hale gelmiştir.
Bu çok katmanlı krizle
mücadele etmek için insan, hayvan ve
çevre sağlığının ayrılmaz bir bütün olduğunu savunan "Tek Sağlık" yaklaşımı temel
alınmalıdır. Veteriner hekimler,
bu yaklaşımda en ön cephede yer alarak zoonoz
hastalıklarla mücadele etmekte, böylece insan sağlığını doğrudan korumaktadır. Ayrıca gıda güvenliğinin
sağlanması ve ekosistemin sürdürülebilirliği konularında da kritik bir rol
üstlenmektedirler.
Unutulmamalıdır ki, sağlıklı
toplum, sağlıklı insan, sağlıklı hayvan, sağlıklı çevre ve sağlıklı gıdayla
mümkündür. Bunu sağlamanın tek yolu ise, Tek Sağlık yaklaşımını uygulayacak güçlü bir kamusal veteriner otoritesinin
varlığıdır.
Ancak veteriner sağlık emekçileri uzun yıllardır çözülmemiş ciddi
sorunlarla mücadele etmektedir. Bu sorunlar, yalnızca veteriner sağlık
emekçilerini değil, sundukları kamusal hizmetin kalitesini ve dolayısıyla bahsi
geçen o bütüncül sağlık vizyonunun gerçekleşme potansiyelini de doğrudan tehdit
etmektedir.
Bu kapsamda, Tarım
ve Orman Bakanlığı'nda görevli veteriner hekimler, son 25 yıllık süreçte sistematik bir hak gaspına uğramıştır.
Yasal zeminde, 657 sayılı Devlet
Memurları Kanunu başta olmak üzere 6343, 992, 1593, 5393, 5199 ve 5996
sayılı kanunlar uyarınca Sağlık
Hizmetleri Sınıfının bir parçası olmalarına rağmen, aynı sınıfta yer
alan diğer emekçilerin yararlandığı haklardan
ve iyileştirmelerden hukuka aykırı biçimde dışlanmışlardır. Bu
ayrımcılık, veteriner hekimlerin özlük ve mali haklarında ivedilikle giderilmesi gereken büyük
bir eşitsizlik doğurmuştur.
CAN GÜVENLİĞİMİZ
YOK SAYILIYOR!
Veteriner sağlık emekçileri
görevlerini yerine getirirken zoonoz hastalıklarla sürekli karşı karşıya
gelmekte ve ciddi sağlık problemleri yaşamaktadır. Özellikle Brucella enfeksiyonu
veteriner sağlık emekçileri için bir meslek hastalığı halini almıştır.
Buna ek olarak, çalışma
ortamının fiziki yapısı gereği; havasız, tozlu, sıkışık, aşırı sıcak veya soğuk
gibi zorlu koşullarda çalışmak zorunda kalmaktadırlar. Sahada aşılama,
kimliklendirme, numune alma, muayene, tedavi, bilgilendirme ve denetim faaliyetlerini
yürütürken ise hayvanlar tarafından ısırılma, tekme ve boynuz darbeleri, ezilme
gibi fiziksel travma ve yaralanma
riskleriyle sürekli karşı karşıyadırlar. Tüm bu ağır zorlu çalışma
şartlarına, yüksek hastalık ve yaralanma riskine rağmen, veteriner hekimler fiili hizmet zammı (yıpranma payı)
uygulamasından faydalandırılmamıştır.
ZORLU ÇALIŞMA KOŞULLARI ve
LİYAKATSİZLİK
Bu görevler, çoğu zaman son derece elverişsiz ahır koşullarında ve eski, güvenilir olmayan araçlarla
yerine getirilmek zorunda kalınmaktadır. Şoför yetersizliği nedeniyle hekimler,
istemeseler dahi araç kullanmak durumunda bırakılmakta, aksi takdirde mobbinge
maruz kalmaktadırlar.
Ayrıca, sahada uygulanan yanlış politikalar ve yetersiz bilgilendirme
nedeniyle, vatandaşların tepkileriyle ilk karşılaşan meslek grubu yine
veteriner hekimler olmakta; bu gerginlikler sözlü hakaretlerden fiziksel saldırılara kadar
varabilmekte, bu saldırılar neticesinde veteriner sağlık emekçileri
yaralanmakta hatta hayatlarını kaybetmekteler. Veteriner sağlık emekçilerine yönelik
her geçen gün başka bir saldırı haberiyle karşılaştığımız halde veteriner
sağlık emekçileri “Sağlıkta Şiddet Yasası” kapsamına dahil edilmemiş, şiddete
uğradığında dahi sağlık emekçisi olarak kabul edilmemiştir.
Bakanlığın
yetersiz ve plansız istihdam modeli sebebiyle veteriner aşılama, yol kontrol
istasyonunda yapılan denetimler gibi sebeplerle farklı illerde
görevlendirilmektedir. Bu görevlendirmeler sırasında yolculuk yapmak ve
evlerinden uzak kalmak zorunda kalan veteriner hekimlere görev süresinin ilk 10
günlük kısmı için verilen harcırah, sonraki günler için kesintiye uğramakta ve
istekleri dışında görevlendirilen emekçiler bir de konaklama giderlerini ödemek
zorunda bırakılmaktadır.
Altyapısı
ve personel ihtiyacı karşılanmadan apar topar açılan Veteriner Yol Kontrol
İstasyonlarında güvenlik görevlisi bulunmamakta adeta görevlendirmeyle gelen
veteriner hekimler kaderine terk edilmektedir. Yine bu istasyonlarda temizlik
ve destek hizmet personelinin bulunmaması istasyonun temizlik dahil tüm yükünü
veteriner hekimlerin sırtına yüklemektedir.
Biyolojik
ürün ve kimliklendirme bedellerinin (el emeği) ödenmesiyle ilgili sıkıntı Nisan
2024’ ten beri çözülememiş meslektaşlarımız kanunen hakkı olan ücretleri
alamamıştır. Bu süreçte TÜİK’ in sahte enflasyon verileri baz alınsa dahi hak
mağduriyeti oluşmuştur. “Yetkilendirilmiş” sendikanın kazanım olarak
pazarladığı değişiklik ise bu sorunun çözümü noktasında bir kandırmacadan öteye
gitmemiş, veteriner sağlık emekçilerinin dertlerine çare olmamıştır.
Yurt dışı hayvan
seçimi ve hipodromlardaki görevlendirmelerde sendika ayrımı yapılmakta, bu
görevler liyakat yerine torpille belirlenmektedir. Pek çok veteriner hekim bu
görevlere seçilmezken, belirli bir grup bu görevleri bir gelir kapısı hâline
getirmiştir. Bu durum, hem meslektaşlar arasında adaletsizlik yaratmakta hem de
kurumların güvenilirliğine zarar vermektedir.
TALEPLERİMİZ
Bizler veteriner sağlık emekçileri
olarak, yıllardır özveriyle yürüttüğümüz kamu hizmetlerinde yaşadığımız
adaletsizliklerin ve eşitsizliklerin artık son bulmasını istiyoruz. Halk
sağlığı, hayvan sağlığı ve gıda güvenliği için gece gündüz demeden çalışan
bizler, aynı sorumlulukları taşıdığımız sağlık meslek gruplarıyla eşit haklara
sahip olmayı talep ediyoruz.
Aşağıda yer alan taleplerimiz,
yalnızca mesleki haklarımızın değil, toplum sağlığının korunmasının da bir
gereğidir:
1.
2008 yılında haksız bir uygulama ile elimizden alınan 2 aylık fiili hizmet zammı ve özlük hakları
derhal iade edilmelidir.
2.
Veteriner sağlık emekçilerinin Sağlıkta Şiddet Yasası kapsamına alınmalıdır.
3.
Bakanlığın uyguladığı resmi aşılama ve biyolojik madde
uygulama ücretleri (El Emeği ücretleri), vatandaşa verilen desteklemelerden
mahsuplaşma yöntemiyle değil, yeniden
düzenlenerek genel bütçeden karşılanmalı ve her ay düzenli olarak ödenmelidir.
4.
Yurt dışı ve hipodrom görevlendirmelerinde liyakat ve
adalet esas alınmalıdır. Bu görevlendirmelerde adil davranmayan idareciler
hakkında idari soruşturma açılmalıdır.
5.
Görev harcırahları yükseltilmelidir; özellikle 15 gün
süren geçici yol kontrolleri görev harcırahları konaklama ücretini karşılayacak
seviyeye çıkarılmalıdır.
6.
Veteriner Yol Kontrol İstasyonları ve Veteriner Sınır
Kontrol noktalarında hafta sonu, resmi bayram ve mesai saatleri dışında yapılan
fazla çalışmalar karşılığında fazla
mesai ücreti veya çalışılan süre kadar resmi izin verilmelidir.
7.
Geçici görevlendirmelere son verilmelidir. Yol Kontrol
İstasyonlarının daimi personeli olmaması ve aşılama çalışmalarını yürütecek
yeterli personel bulunmamasının çözümü veteriner hekimleri oradan oraya
sürüklemek değil, ihtiyaç olan yerlerde personel istihdamının arttırılmasıdır.
8.
Eski ve güvenli
olmayan araçlar yenilenmeli ve yapılacak görevler için şoför ihtiyacı
karşılanmalıdır. Bu süreçte görevlerini aynı zamanda araç kullanarak yerine
getiren personele ödenen ilave ücretteki 4000 katsayısı 20000 olarak
güncellenmelidir.
9.
Kedi ve köpeklerin kuduz aşısı ve çip uygulaması için
gerekli olan fiziki muayene odası,
muayene masası ve malzeme dolabı eksiklikleri acilen giderilmelidir.
10. 01.01.2019 tarih ve 5434 sayılı Kanunun ek
84. maddesi ile kamudan emekli olan tabip ve diş tabiplerine ilave ödeme
verilirken veteriner hekimlere bu ek ödeme verilmemiştir. Bu durumun neden
olduğu %43'e varan emekli maaşı düşüşü (örneğin,
doktor/diş hekimi 51 bin, veteriner hekim 29 bin TL) haksızlığının
giderilmesi için acilen yasal
düzenlemelerin yapılması gerekmektedir.
11. Teknik hizmetler sınıfına ödenenarazi
tazminatının görevlerini arazide gerçekleştiren sağlık hizmetleri emekçilerine
de ödenmesi sağlanmalıdır.
12. Veteriner
sağlık hizmetlerinde çalışan tüm lisans mezunu emekçilere 7200 ek gösterge
verilmesini talep ediyoruz.
Tarım ve Orman Bakanlığını,
veteriner sağlık emekçilerinin yaşadığı bu sistemik hak kayıplarından ve mağduriyetlerden sorumlu olduğunu
bir kez daha ilan ediyoruz!
TARIM ORKAM-SEN olarak, meslektaşlarımızın can güvenliğini, mali haklarını ve itibarlarını gasp eden bu haksız düzenin karşısında durmaya, taleplerimiz gerçekleşene kadar mücadelemize devam edeceğiz! 19.11.2025