image

……………… İDARE MAHKEMESİ

SAYIN BAŞKANLIĞINA

Yürütmenin Durdurulması

    ve Duruşma İstemlidir.

 

 

 

D A V A C I               :  Ad  SoyadTC Kimlik No: ………….

                                      Orman Bölge Müdürlüğü, ……… Şube Müdürlüğü

                                       ………… /……………

                                       Tel: …………….

D A V A L I               : Orman ve Su İşleri Bakanlığı

  (Orman Genel Müdürlüğü) ANKARA.

DAVA KONUSU      :

Rotasyon dışında kalmama karşın; rotasyona tabi tutulacağıma ilişkin davalı idarenin;

  • 17 Mayıs 2014 günü elektronik ortamda bildirilen rotasyona tabi” olduğum ve “23.5.2014 günü saat 17:59’a kadar tercih yapmam gerektiğine ilişkin işleminin iptaline
  • Dava sonuna değin yürütmenin durdurulmasına,
  • Duruşma istemimin kabulüne

Karar verilmesi istemleridir.

ÖĞRENME TARİHİ: 17.05.2014 (Davalı idarenin Internet Sitesinden 17.05.2014 günü

                      öğrenilmiştir.)

 

O  L  A  Y  L  A  R    :

1-) ……….. yılında ………….  Üniversitesi ……………. Fakültesi’nden mezun oldum. Aynı yıl ……………. tarihinde, (o dönem 5. Bölge olan) ……….. ……… Bölge Müdürlüğü’ne bağlı ………….. ……….. Başmühendisliği emrinde ………. ……… Mühendisi olarak göreve başladım.

Daha sonra …………. …………. Bölge Müdürlüğü kuruldu ve çalışma alanına ……….. ………… ………… ve ……. İlleri dahil edildi. Arkasından ………. ………….. İllerinde mühendislik görevlerinde bulundum.

…………….. tarihinde ………… Orman Bölge Müdürlüğü ……… Şube Müdürlüğü emrine Teknik Eleman olarak atandım. Böylelikle ……………….. – …………….tarihleri arasında kalan, toplam …… yıl …… ay … gün gibi uzun bir görev dönemimi 5. Bölge kapsamında geçirdim.

…………………… tarihinde ………. İline atandıktan sonra,  Bakanlıktaki yeniden yapılanma ile ……….. Şube Müdürlüğünde de görev yaptım.

            2-) “Görevde Yükselme Duyurusudur” kenar başlığı ile elektronik ortamda 17 Mayıs 2014 tarihinde tarafıma bildirilen EK:1 yazıda “bulunduğunuz görev yerindeki hizmet sürenizi doldurmanız nedeniyle rotasyona tabi olduğunuz tespit edilmiştir. 23.05.2014 günü saat 17:59’a kadar tercih yapmanız gerekmektedir” (ek: 1) denilmek suretiyle usul, yasa ve hukuka aykırı olarak atama ve yer değiştirmeye zorlanmaktayım

Elektronik ortamda “Tıklayınız” butonuna basıldığında, EK: 2 olarak sunduğum “Rotasyon İşlemleri” başlığı altındaki sayfa açılmaktadır. Bu sayfada, “Bölge Puanları ve Hizmet Süreleri” başlığı altında yer alan dört ayrı bölgedeki hizmet süreleri gösterilmektedir.

EK:2 olarak sunduğum bu çizelgede, (görev yaptığım tarihte 5. Bölge ve şimdi ise 3 ve 4. Bölge sayılan) Elazığ ve Diyarbakır Mülga Orköy Bölge Müdürlüğü’ne bağlı Siirt, Bitlis, Batman, Hakkari, Mardin ve Van illeri birimlerinde çalıştığım toplam ….. yıl … ay …. günlük görev dönemim yer almamaktadır.

Gerçek dışı, hatalı ve yanıltıcı bir elektronik işlemle, rotasyona tabi tutulduğuma ilişkin olarak tesis olunan idare işlemi şekil, sebep, konu ve maksat unsurları itibariyle açıkça usul, yasa ve hukuka aykırıdır.

HUKUKSAL DURUM         :

            Davalı idarenin, 17 Mayıs 2014 günü elektronik ortamda bildirilen rotasyona tabi” olduğum ve “23.5.2014 günü saat 17:59’a kadar tercih yapmam gerektiğine ilişkin dava konusu işlemi hukuka ve yasal düzenlemelere aykırıdır.

            Şöyle ki:

            1-) Hizmet Bölgelerinde çalıştığım sürelerin tamamı hesaba katılmamıştır.

 

Dava konusu işlem; Resmi Gazetenin 13.10.2013 günlü ve 28794 sayısında yayımlanan Orman Genel Müdürlüğü Personelinin Atama ve Yer Değiştirme Esaslarına İlişkin Yönetmeliğin Geçici 1. Maddesinin: “Yer değiştirme suretiyle atamaya tabi görevlerde bulunanların bu Yönetmelik yürürlüğe girdiği tarihten önce görev yaptıkları bölgelerde aynı unvanda geçen süreleri, bu Yönetmelikteki hizmet bölgelerine intibak ettirilir” biçimindeki kuralına aykırı olarak düzenlenmiştir.

Yönetmeliğin Geçici 1. maddesinin açık kuralına karşın; sanki iki yıllık yeni bir memurmuşum gibi rotasyon işlemine tabi tutulmaktayım. Bunun yanında puanlama esasına riayet edilmeyişi, aklın temel kurallarına ve Personel Hukukunun en temel ilkelerine açıkça aykırıdır.

            2-) Hizmet Bölgelerinde çalıştığım süreler hesaba katılmayıp 1. Hizmet Bölgesinde çalışmam 2 yıl sayılacaksa; yine rotasyona tabi tutulmamam gerekir.

Eğer son iç idari yapılanma uyarınca oluşturulan görevlendirme dönemine ait “1. BÖLGEDE 2 YIL” şeklindeki son görevlendirilmem rotasyon düzenlemesinde esas alınacaksa, bu süre henüz 2 yıl olup, “görev yerindeki hizmet süresi dolan personel” kapsamında sayılamayacağım için rotasyona tabi tutulmamam gerektiği tabiidir.

Çünkü dava konusu işlemin dayanağı olarak gösterilen ve 13.10.2013 tarihli Resmi Gazete’nin 28794 sayısında yayımlanan Yönetmeliğin 10/1-b maddesinde belirtilen (bu ünitedeki) 10 yıllık görev sürem dolmadığı için rotasyon kapsamına tabi tutulmam, anılan Yönetmeliğin amir hükümlerine aykırıdır.

            Bu yönüyle kendi içinde bariz bir çelişki ihtiva eden rotasyona tabi tutma işlemi, sebep ve konu unsurları yönüyle yine hukuka aykırıdır.

            3-) …………………. – …………………… tarihleri arasında kalan ve 4. Bölgede geçen (görev yaptığım yıllarda 5. Bölge idi) toplam …... yıl ….. ay ….. gün olan görev sürem itibariyle ben “zorunlu çalışma süresini doldurmuş personel” kapsamında ve rotasyona tabi olmayan statüde yer almama karşın; rotasyona tabi tutulduğumun bildirilmesi, tamamen hatalı, yanıltıcı, aldatıcı, gerçek dışı ve hukuka aykırıdır.

İşlemin dayanağı olarak gösterilen ve 13.10.2013 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak uygulamaya konulan Orman Genel Müdürlüğü Personelinin Atama ve Yer Değiştirme Esaslarına İlişkin Yönetmeliğin “Özür durumuna dayalı atama” kenar başlığı altındaki 13. Maddesinin 1/b fıkrasında, “Zorunlu çalışma süresini doldurmuş personel (…) yerlerinde bırakılabilir” denilmesine karşın; rotasyon kapsamına tabi tutulduğumun bildirilmesi, Yönetmeliğin anlam ve amacına da açıkça aykırıdır. (Not: Varsa, eş, sağlık vb özür belirtilsin)

            4-) Ülke düzeyinde faaliyet yürüten TARIM ORKAM-SEN isimli sendikanın yöneticisiyim. 25.06.2001 tarihinde kabul edilen ve 12.07.2001 tarihinde Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanununun, Sendika üyelerinin ve yöneticilerinin güvencesi başlığını taşıyan 18. maddesi sendika başkan ve yöneticileri bakımından etkin yasal güvenceler getirmiştir. Özellikle anılan maddenin 2. Fıkrasında “(…) işyeri temsilcisi, sendika işyeri temsilcisi, sendika il ve ilçe temsilcisi ile sendika ve sendika şube yöneticilerinin işyerini, sebebini açık ve kesin şekilde belirtmedikçe değiştiremez” biçiminde kural koşmuştur.

Dava konusu işlemle bu kural hiçe sayılmıştır. Rotasyona tabi olmadığımın gerekçesini 29.01.2014 tarihli başvuru dilekçemde belirtmeme karşın; dilekçeme herhangi bir yanıt verilmeden yasa ve yönetmeliklerin kurallarına aykırı keyfi ve sübjektif bir yaklaşımla dava konusu işlem düzenlenmiştir.

4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları Kanununun 18. Maddesi ile düzenlenen sendika üyelerinin ve yöneticilerinin güvencesi, Ülkemizin taraf olduğu Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararları ile de yargısal güvenceye bağlanmıştır.

5-) Dava konusu işlem; Uluslar arası ve Ulusal yargı kararlarına da aykırıdır.

 

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin, sendikal faaliyet kapsamında yer alan fiiller nedeniyle cezalandırılan ve/veya görev yerleri değiştirilen memurların başvuruları üzerine Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 11. maddesine dayanarak, sendika üyesi veya yöneticisi olan ilgililerin sendikal faaliyetleri nedeniyle görev yeri değişikliği işlemlerinin sendikal faaliyetlerini yürütme hakkına bir müdahale olduğu vurgulanmış ve yasal bir sendikaya üye olanların görev yerlerinin değiştirilmesine ilişkin işlemlerin demokratik toplum gereklerine uygun olmadığı kabul edilmiştir. (Metin Turan/Türkiye No:20868/02, Müslim Çiftçi/Türkiye No:30307/03, Karaçay/Türkiye No:6615/03 kararları)

Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu’nun Esas: 2007/2281, Karar: 2011/244 sayılı ve 14.04.2011 tarihli belirleyici kararları da, AİHM’nin aynı kararlarına atıf yaparak,”Sendika üyesi veya yöneticisi olan ilgililerin sendikal faaliyetleri nedeniyle görev yeri değişikliği işlemlerinin sendikal faaliyetlerini yürütme hakkına bir müdahale olduğu, yasal bir sendikaya üye olan ilgililerin görev yerlerinin değiştirilmesine ilişkin işlemlerin demokratik toplum gereklerine uygun olmadığı” şeklindeki bağlayıcı nitelikteki kararları ile aynı yöndeki Danıştay 5. Dairesinin E:  2007/6508, K: 2008/4480 sayılı ve 16.09.2008 tarihli kararlarında belirtildiği üzere, “davacının (…) Sendikası üyesi ve bu Sendikanın işyeri temsilcisi olduğu; işyeri sendika temsilcisinin görev yerinin haklı bir sebep olmadıkça değiştirilemeyeceği anlaşılmaktadır. Bu durumda naklen atama işleminde hukuka uyarlık bulunmadığının kabulü gerekir” denilmektedir.

Belirtilen yasal düzenleme ve istikrar kazanmış olan yargısal uygulamalar karşısında, rotasyona tabi tutulduğumu bildiren ve 23.05.2014 günü saat 17:59’a kadar tercih yapmamı elektronik (sanal) ortamda bildiren idare işlemin usul, yasa ve hukuka açıkça aykırıdır. Bu nedenle işlemin iptaline karar verilmesini talep ederim.

6-)Yasaların geriye yürümezliği ilkesine ters düşmektedir.

  1. a) Danıştay İdari Dava Daireleri Genel Kurulu YD. İtiraz No: 2003/1390 sayılı kararıyla:“... bu düzenleme ile belirlenen esaslar dahilinde ihdas edilen yeni usulün işlem tarihinden itibaren hüküm ifade etmesi gerekmesine karşın, geriye dönük olarak hüküm ifade edeceğinin öngörülmesinde hukuka uyarlık görülmemiştir. (...) davacı itirazının KABULÜNE ve dava konusugenel yazının iptali istenilen ibareye yönelik kısmının yürütülmesinin durdurulmasına” biçiminde karar vermiş, bilahare iptal etmiştir.

Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu, 13.11.1998 günlü ve E: 1996/509, K: 1998/562 sayılı, 1. Dairesinin 04.10.1991 günlü ve E: 1991/211, K: 1991/289 sayılı kararı ile ayrıca bir çok kararı aynı yöndedir.

            Danıştay İçtihatları Birleştirme Kurulu Kararında: “Kanunların geriye yürümezliği ilkesi, bir hukuki eylem ya da davranışın, bir hukuki ilişkinin vuku bulduğu ya da meydana geldiği dönemdeki kanunun hükümlerine tabi kalmakta devam edeceğini ifade eder. Sonradan çıkan kanun, kural olarak yürürlüğünden önceki olaylara ve ilişkilere uygulanmaz….” denilmektedir.

  1. b) Anayasa Mahkemesinin 4.6.2003 günlü ve E: 2001/392, K: 2003/60 sayılı kararında da (Resmi Gazete tarih/sayı: 18.12.2003/25320.) “Yasalar, ilke olarak yürürlüğe girmeleriyle birlikte derhal ve ileriye yönelik olarak uygulanır. Yasaların geriye yürümemesi, hukukun genel ilkelerindendir. Bu durum, Anayasa Mahkemesi kararlarında da vurgulanarak, yasaların geçmişe etkili olacak şekilde yürürlüğe konulması iptal sebebi olarak ortaya konulmuştur: Hukuk devletinin sağlamakla yükümlü olduğu hukuk güvenliği, kural olarak, yasaların geriye yürütülmemesini gerekli kılar. Bu nedenle Kanunların geriye yürümezliği ilkesi uyarınca, yasalar yürürlüğe girdikleri tarihten sonraki hukuki durumlara uygulanabileceklerinden, sonradan çıkan bir yasa, yürürlüğe girdiği tarihten önceki olaylara uygulanmaz.”

  Anayasa Mahkemesinin, 4.4.1990 günlü ve 20482 sayılı RG’de yayımlanan E. 1989/5, (siyasi parti ihtar) K. 1990/1, sayılı kararında da:  Yasa kuralları genelde, konuldukları gün ve gelecek içindir. Böylece yeni çıkarılan bir yasada açıklık yoksa önceden yürürlükte bulunan yasa hükümlerine göre  gerçekleşmiş durumlarla elde  edilmiş haklara dokunulamaz. Geçmiş, yeni bir yasanın etki olanı dışında kalır” biçiminde bir gerekçeye yer vermiştir.

Yasaların ve idari işlemlerin geriye yürüme yasağı, hukuki güvenlik ve istikrar ile hukuk devletinin gerçekleşmesinin temel unsurlarındandır.

  1. Dava konusu işlem; kazınılmış haklan ilkesiyle bağdaşmamaktadır.

Danıştay 1. Dairesi, 13.07.1992 günlü, E: 1992/224; K: 1992/238 sayılı kararında: “Öte yandan gerek öğretide, gerekse uygulamada kişilerin hukuki statülerini belirlemiş ve buna dayalı olarak da yeni hukuki durumların ve hakların elde edilmesine neden olmuş durumların artık geriye dönülmez yani kazanılmış haklar olduğu da bilinmektedir” derken;   D. 5. Dairesi, 22.10.1990 günlü, E: 1988/3101; K: 1990/1863 sayılı kararında; “saklı tutulan hakların korunacağı” gerekçesine yer vermiştir. Bu kararların  gerekçeleri de bizi doğrulamaktadır.

            Danıştay’ımız, kazanılmış hak olup olmadığını saptarken genel hukuki durumların kişiler hakkında uygulanıp uygulanmadığını araştırmaktadır. Danıştay’a göre “Kaide tasarruflarla kabul edilen hukuki vakıa ve esaslar ferdi durumlara inkılap etmedikçe müktesep hakların varlığından bahsedilemez” (Danıştay 12. Dairesi 24.01.1966 tarih ve 1966/109 E. DKD 100-102, s.404). başka bir deyimle, gene Danıştay’a göre, “elde olunmuş bir hakkın bulunduğunun kabul edilebilmesi için objektif bir hukuk kaidesinin kişi hakkında uygulanması veya kendiliğinden uygulanacak hale gelmesi gerekmektedir. Diğer bir değişle kişisel işlem sonucu hakkın kazanılması gerçek bir kazanmadır.[1] Kazanılmış hak kişiselleşmiş ve onun malı olmuş olan haktır.”

Danıştay haktan belirli bir süre yararlanılmış olunmasını “kazanılmış hakkın” ortaya çıkması için önemli saymaktadır.

B- DAVA KONUSU İŞLEMİN UYGULANMASI İLE GİDERİLMESİ GÜÇ VE OLANAKSIZ ZARARLARIM OLUŞACAKTIR.

Rotasyon dışında kalmama karşın; rotasyona tabi tutulacağıma ilişkin davalı idarenin;

17 Mayıs 2014 günü elektronik ortamda bildirilen rotasyona tabi” olduğum ve “23.5.2014 günü saat 17:59’a kadar tercih yapmam gerektiğine ilişkin işlemi; şekil, konu, sebep ve maksat unsurları itibariyle açıkça usul, yasa ve hukuka aykırı olduğu gibi,

Başarılı olduğum görevimden uzak tutulmam; kişiliğimde derin yaralar açacaktır. Bu yaralar nedeniyle oluşan zarar, hiçbir biçimde giderilemeyecek türden manevi zararlardır. Öte yandan görevimi yapmaktan, üstelik üstün başarı ile yapmaktan başka bir suçum olmamasına karşın, dava konusu işlemle meslek kamu oyunda sanki önemli bir suç işlemiş ya da başarısız olmuş da cezalandırılmış gibi görülüp değerlendirilmeye yol açacaktır.

…………. Orman Bölge Müdürlüğünün kurumun lojmanda görev tahsisli olarak oturmaktayım. Gerçeği yansıtmayan puanlama sistemine göre Rotasyona tabi tutulmam ve atanmam durumunda, görev tahsisi hakkım  ortadan kaldırılacağından; birey olarak kendi düzenim, aile düzenim ve sendikal çalışmalarımla ilgili kamusal düzenim zedelenecektir. (Not: Varsa öğrenim, sağlık vb özürler de yazılmalı)

Açıklanan nedenlerle hukuka aykırı işlemin; uygulanması durumunda; giderilmesi güç ve olanaksız zararlarım oluşacağından; yürütmenin durdurulması kararı verilmesi için 2577 sayılı İdari Yargılama Usul Kanunun 27. maddesinin 6352 Sayılı Yasa ile değiştirilen 2. fıkrasında öngörülen koşulların birlikte gerçekleşmiş olduğu göz önünde bulundurularak dava konusu hakkında yürütmenin durdurulmasına karar verilmesi gerektiğine inanmaktayız.

YASAL NEDENLER: Anayasa, AİHS, İYUK, DMK, Kurum mevzuatı ve Orman Genel Müdürlüğü Yer Değiştirme Yönetmeliği ve Kurum mevzuatı ile sair tüm yasal nedenler…

 

K A N I T L A R       : Fotokopisi ekte sunulan 29.01.2014 tarihli başvuru dilekçem, sanal ortamda bildirilen “Rotasyona tabi” olduğuma ilişkin yazı ve “Tıklayınız” uyarısı üzerine elde edilen “Rotasyon İşlemleri” başlıklı yazılar, sendikal görev belgesi, lojmanda oturduğuma ilişkin belge ve sair bütün belgeler ile işlem dosyası.

 

İSTEM SONUCU: Açıklanan ve mahkemenizin doğrudan gös önünde bulunduracağı nedenlerle; Rotasyon dışında kalmama karşın; rotasyona tabi tutulacağıma ilişkin davalı idarenin;

  • 17 Mayıs 2014 günü elektronik ortamda bildirilen rotasyona tabi” olduğum ve “23.5.2014 günü saat 17:59’a kadar tercih yapmam gerektiğine ilişkin işleminin iptaline,
  • Dava sonuna değin yürütmenin durdurulmasına,
  • Duruşma istemimin kabulüne,
  • Yargıla giderlerinin davalı idareye yükletilmesine,

Karar verilmesini arz ederim. 20.05.2014

                                                                                                …………  ………..

                                                                                                     D A V A C I

EKİ     :

1-) Rotasyona tabi olduğuma ve 23.05.2014 günü 17.59’a kadar tercih yapmamı belirten yazı,

2-) Rotasyon İşlemleri üst başlığı altındaki, “hizmet süremi!” gösteren internet çıktısı,

3-) Hizmet süremi ve görev yerlerimi gösteren 5 sayfadan ibaret çizelge (3,4,5,6 ve 7 nolu),

4-)  Sendikal görevimle ilgili yazı,

5-)  …………………