image

Tarım Orkam-Sen üyesi Dr. Mehmet Ali Başaran’ın, meslek odası seçimlerinde demokratik iradesini ortaya koymasının hemen ardından başka bir ile geçici görevlendirme adı altında gönderilmesi; kamu emekçilerine yönelik idari baskı, yıldırma ve sürgün politikalarının yeni bir örneği olarak karşımızdadır.

 

TMMOB Orman Mühendisleri Odası Batı Akdeniz Şubesi’nin 14–15 Şubat 2026 tarihlerinde yapılan genel kurulunda muhalif listenin yönetimi kazanmasının ardından üyemiz hedef haline getirilmiştir. Genel kurul sürecinde yaşanan tartışma sırasında Oda Başkanı Hasan Türkyılmaz’ın üyemize yönelik “Sana haddini bildireceğim” şeklinde tehditvari ifadeler kullandığı iddiası son derece vahimdir.

 

Bu gerilimin hemen ardından, 17 Şubat’ta üyemizin Antalya Orman Bölge Müdürlüğü’nden Amasya Orman Bölge Müdürlüğü’ne 6 ay süreli geçici görevlendirme ile gönderilmesi; işlemin hizmet gereklerinden çok cezalandırma saikiyle tesis edildiği yönündeki kaygıları güçlendirmektedir.

 

Bilimsel ve İdari Açıdan Savunulamaz Bir Görevlendirme

 

Üyemize verilen görevde, Amasya’da bulunan 12 adet orman kadastro komisyonunun sorunlarını ve çözüm önerilerini sunması için 6 ay boyunca inceleme yapması istenmektedir. Ancak bu görevlendirme bilimsel yöntem açısından anlamlı bir çalışma zemini sunmamaktadır.

          •         Evren büyüklüğü: 205 orman kadastro komisyonu (ülkedeki tüm komisyon sayısı)

          •         %95 güven düzeyinde gerekli asgari örneklem: en az 132 komisyon

          •         Verilen görev: yalnızca 12 komisyon (tüm komisyonların yalnızca %5’i)

 

Bu tablo açıkça göstermektedir ki söz konusu görevlendirme;

          •         bilimsel yeterlilikten uzaktır,

          •         hizmet gerekleriyle açıklanamaz,

          •         mesleki rasyonaliteyle bağdaşmamaktadır.

 

Üyemiz, ülke genelini kapsayan, bilimsel yönteme uygun bir çalışmayı yapmaya hazır olduğunu açıkça beyan etmektedir. Ancak mevcut tasarruf, sorun çözmeye değil yer değiştirmeye odaklıdır.

 

Üyemizin Mesleki Birikimi Hedef Alınmaktadır

 

1968 Adana/Ceyhan doğumlu olan Dr. Mehmet Ali Başaran, İstanbul Üniversitesi Orman Fakültesi mezunu olup yüksek lisansını 1994, doktorasını 1999 yılında tamamlamıştır.

 

Yaklaşık 30 yılı aşan meslek hayatında;

          •         OGM’de mühendis,

          •         üniversitede araştırma görevlisi,

          •         Batı Akdeniz Ormancılık Araştırma Enstitüsü’nde araştırmacı

 

olarak görev yapmış; 20’nin üzerinde araştırma projesinde (çoğu proje lideri) yer almış, 60’ın üzerinde ulusal ve uluslararası bilimsel yayına katkı sunmuştur.

 

2014 yılında rotasyon adı altında Erzurum’a gönderilen üyemiz, hukuki mücadeleyle bu işlemin sakatlığını ortaya koymuş; sürgün edildiği yerde dahi üretmeye devam ederek 10’dan fazla projeye imza atmıştır. Bu arada kendisi Erzurum’a gönderilirken eşi de bir orman mühendisi olan Dr. Saime Başaran’ı da Bolu’ya göndermişlerdir. Bu uygulama hukukun ve anayasanın ayaklar altına alındığının açık bir göstergesidir.

 

Hâlen yürüttüğü “Doğu Anadolu’nun Gizli Hazineleri: Anıt Ağaçlar” projesi kapsamında 90’a yakın anıtsal ağaç kayıt altına alınmış; ayrıca ortakları arasında yer aldığı Ufuk Avrupa MSCA Staff Exchanges projesinin Avrupa Komisyonu tarafından desteklenmesi, bilimsel yetkinliğinin uluslararası düzeyde de teyididir.

 

Böylesi bir bilim insanının ve kamu emekçisinin hedef alınması tesadüf değildir.

 

Bu Bir Kişi Meselesi Değil, Demokratik Haklar Meselesidir

 

Kamu yönetiminde geçici görevlendirme yetkisi;

          •         kamu yararıyla sınırlı,

          •         nesnel,

          •         ölçülü ve denetlenebilir

 

olmak zorundadır.

 

Meslek odası seçimlerinde ortaya çıkan demokratik iradenin hemen ardından tesis edilen bu işlem;

          •         sendikal özgürlüğe,

          •         örgütlenme hakkına,

          •         kamu emekçilerinin iş güvencesine,

          •         meslek odalarının özerk yapısına

 

yönelik açık bir gözdağı niteliği taşımaktadır.

 

Bizler biliyoruz ki emeğin, bilimin ve örgütlü mücadelenin olduğu yerde keyfi tasarruflar kalıcı olamaz.

 

 

Çağrımızdır

 

Tarım Orkam-Sen olarak;

          •         Üyemize yönelik bu sürgün niteliğindeki görevlendirmenin derhal iptal edilmesini,

          •         Geçici görevlendirme yetkisinin cezalandırma aracına dönüştürülmesine son verilmesini,

          •         Kamu emekçileri üzerindeki idari baskı ve mobbing uygulamalarının durdurulmasını

 

talep ediyoruz.

 

Başta üyemiz Dr. Mehmet Ali Başaran olmak üzere, doğayı, ormanları ve kamusal emeği savunan hiçbir emekçi yalnız değildir.

 

Emeğin onurunu, bilimin ışığını ve örgütlü mücadeleyi savunmaya devam edeceğiz.

Boyun eğmeyeceğiz — dayanışma kazanacak.

 

Tarım Orkam-Sen

Merkez Yönetim Kurulu