image

Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından yayımlanan 2026 Yılı Dönem Atamaları listesi, çalışanların beklentilerini karşılamak bir yana, yıllardır biriken mağduriyetleri daha da derinleştiren bir uygulama olarak karşımıza çıkmıştır. Yaklaşık 55 bin çalışanın görev yaptığı Bakanlıkta yalnızca 993 kadronun dönem atamalarına açılması, personelin taleplerini yok sayan, çalışma barışını zedeleyen ve kamu hizmetinin gereklilikleriyle bağdaşmayan bir tercihtir.

Bakanlık yönetimi bir yandan personel eksikliğinden, iş yükünden ve hizmetlerin etkin yürütülmesinin öneminden söz ederken, diğer yandan açık kadroları atamaya açmayarak kendi söylemleriyle çelişmektedir. Ülkenin dört bir yanından üyelerimizin aktardığı bilgiler, birçok il ve ilçede ciddi personel açığı bulunmasına rağmen bu kadroların atamaya açılmadığını göstermektedir. Norm kadroların yıllardır boş bırakıldığı, çalışanların mevcut iş yükünün katlanarak arttığı kurumlarda dahi kontenjan verilmemesi kabul edilemez bir durumdur.

Bugün birçok ilçe müdürlüğünde personel sayısı olması gerekenin çok altındadır. Veteriner hekimler, mühendisler, teknik personeller ve diğer emekçiler eksik kadrolarla çok daha fazla iş yükünü omuzlamak zorunda bırakılmaktadır. Buna rağmen ihtiyaç bulunan yerlere atama açılmaması, Bakanlığın personel planlamasını hangi ölçütlere göre yaptığı sorusunu haklı olarak gündeme getirmektedir.

Özellikle il müdürlüklerinde bulunan çok sayıda boş kadronun atamalara yansıtılmaması, çalışanlar arasında uzun süredir dile getirilen kaygıları daha da güçlendirmektedir. Şeffaf olmayan uygulamalar nedeniyle birçok çalışan, dönem atamalarının etkisizleştirildiğini, boş kadroların ise farklı yöntemlerle doldurulduğunu düşünmektedir. Bakanlığın bu konuda kamuoyuna açık ve tatmin edici bir açıklama yapması artık bir zorunluluktur.

Dönem atamaları, çalışanların da anayasal ve yasal haklarının bir parçasıdır. Bu süreçlerin amacı, personelin aile bütünlüğünü korumak, çalışma yaşamındaki mağduriyetleri azaltmak ve kamu hizmetinin daha sağlıklı yürütülmesini sağlamaktır. Ancak açıklanan liste, çalışanların taleplerini karşılamak yerine onları bulundukları yerlere mahkûm etmeyi hedefleyen bir anlayışın ürünü görünümündedir. Öte yandan, son yıllarda artan ekonomik kriz koşullarında çalışanların yaşam maliyetleri her geçen gün yükselirken, iç tayin süreçlerinin daha da daraltılması emekçilerin sorunlarını büyütmektedir. Bakanlığın “kadro yok” diyerek, bu tip tasarruf gerekçeleriyle personelin yer değiştirme hakkını sınırlandırması kabul edilemez. Kamu hizmeti, çalışanların hakları kısıtlanarak değil, ihtiyaç duyulan yerlere yeterli personel istihdam edilerek ve adil bir atama sistemi kurularak güçlendirilir.

Tarım ve Orman Bakanlığı'nı bir kez daha uyarıyoruz: Personelin taleplerini görmezden gelen, norm kadro gerçekliğiyle örtüşmeyen ve çalışma barışını bozan bu yaklaşım sürdürülebilir değildir. Açıklanan atama kontenjanları yeniden gözden geçirilmeli, gerçek ihtiyaçlar doğrultusunda ek kontenjanlar açılmalı ve tüm atama süreçleri şeffaf biçimde kamuoyuna açıklanmalıdır.

Tarım ORKAM-SEN olarak çalışanların haklarını savunmaya, bu adaletsiz uygulamaların takipçisi olmaya ve üyelerimizden gelen talepleri her platformda dile getirmeye devam edeceğiz. Tarım ve Orman Bakanlığı emekçilerinin talepleri görmezden gelinemez. Kamu hizmetini ayakta tutanlar yöneticiler değil, her türlü zorluğa rağmen üretimi, denetimi ve kamusal hizmeti sürdüren emekçilerdir.

Atama hakkı engellenemez, personel mağduriyeti görmezden gelinemez!

TARIM ORKAM-SEN