image

Değerli Basın mensupları ve değerli arkadaşlar bugün burada toplanmamızın nedeni Sendikamız üyesi Orman Muhafaza memuru Ulaş ATEŞ arkadaşımızın kendi isteği dışında yer değiştirmesi yani sürgünü, yine ülke genelinde AKP’nin ve onun Müdürlerinin uyguladıkları zulümden dolayı toplanmaktayız.

Gelmiş geçmiş tüm hükumetlerde olduğu gibi AKP hükumetleri dönemlerinde de bizlere;emekçilere düşen sürgün, baskı ve zulüm oldu...

Değerli arkadaşlar Ulaş ATEŞ arkadaşımızın sürgünü idarecilerin deyimiyle ihtiyaca mahsuben yer değiştirilmesinin nedeni arkadaşımız üzerine düşen görev ve sorumlulukları hiçbir unsur ayırt etmeden gözü kara bir şekilde bir devlet memurunun yapması gerektiği şekilde yerine getirmesidir. Yani özellikle arkadaşımızın çalıştığı Pülümür bölgesinde orman alanlarında ve maden alanlarında dönen rant ve yasadışı olaylara karşı dik bir duruş sergilemiştir. Bu süreçte özellikle AKP il başkanı Erkan EROĞLUNUN yol yapımı süresinde kurallara uymayışını tutanak altına alarak gerekli mercilere iletmiştir. Fakat barbarlıklarından güç alan AKPlilerin dersimdeki temsilcisi Erken EROĞLU bu olay üstüne Ankara’ya giderek oradan Orman işletme genel müdürlüğüne baskı yaparak arkadaşımızın sürgününde en ön safta bulunmaktadır. Çünkü onlar memleketi parsellemiş ve arkasında polis ordusunu bulunduran siyasi güçlerdir ve onların yoluna her kim çıkarsa bertaraf ederler bu gücü başbakan ve cumhurbaşkanının cüretkârlığından almaktadırlar.

Yapılan bu sürgünün bir başkanı nedeni, değerli basın değerli dostlar; yerel kaynaklardan edindiğimiz bilgiye göre Pülümür bölgesinde orman kesimi yapan taşeronun Bölge Müdürünün akrabaları olduğunu öne sürerek yasadışı biçimde kesim yaptığı duyumunu almış bulunup Ulaş arkadaşımıza uygulanan baskıda bunu kanıtlar boyuttadır. Yani o iş yerlerinde tonlarca kaçak odun kesiminden kaynaklı usulsüzlükler gerçekleştirilmiştir ve ulaş arkadaşımız buna da müsaade etmemiştir.Bütün bunlar yargıya intikal edilmiştir. Bu durum Pülümür’deki bazı orman muhafaza çalışanlarından tut Ankara’ya genel müdürlüğe kadar birçok rant düşkünü insanı çok rahatsız etmiştir.

Değerli arkadaşlar bunların sonucunda sendika üyemiz Ulaş Ateş’in sürgünü ile ilgili Sendikamızın yetkililerinden oluşan bir heyetle Orman il Müdürü ile bir görüşme yaptık. Yaptığımız görüşmede İl Müdürü; üye arkadaşımızın çok başarılı ve yetenekli olduğunu bu ve buna benzer dürüst çalışkan çalışanlarla çalışmak bizlerin işlerini kolaylaştıran memurlar olarak değerlendirmesinde bulunmuştur.Böyle bir personelle her zaman çalışmak isteyeceğini ifade etmiştir. Yani sürgünle alakasının olmadığını döne döne heyetimize kanıtlamaya çalışmıştır.

Dolayısıyla geçici görevle İlçeden merkeze kendisinin tarafımdan alındığının açıklamasını yapmıştır. Yani Başarılı bulduğumdan dolayı arkadaşımız bir nevi ödüllendirmiştir. Bu arada Üye arkadaşımız İlçede çalışırken göreve gönderildiği alanlarda kanununa aykırı olduğuna inandığı uygulamalar hakkında tutanaklar tutmuş ve ilgili ilçelerdeki savcılıklara intikal etmiştir.

 İl Müdürü bunlarda haberdar olduğu ve özellikle bundan dolayı üye arkadaşımızı başarılı bulduğunu belirtmiştir. Bu davalar henüz devam etmektedir. Sonuç itibari ile İl Müdürünün anlattıklarına bakıldığında kendisinin bu sürgünle alakasını olmadığı bize Bölge Müdürünün ve Genel Müdürlüğün doğrudan bu sürgünde rol aldığını açığa çıkarmıştır.

Ancak her ne hikmetse Orman İl Müdürü Yıllık izne ayrıldıktan sonra üye arkadaşımızın tayini(SÜRGÜN) çıkarılmıştır. Bunun üzerine sürgün edilen üye arkadaşımızın bizlere verdiği bilgiler birilerinin usulsüzlüklerine çomak soktuğu için bu zulme uğramıştır. Üye arkadaşımız bu tutum üzerine müfettiş istemiş gönderilen müfettişe konuyla ilgili ayrıntılı ifadesini vermiştir. Aynı Müfettiş Bölge müdürünün de ifadesini almıştır. Bunun üzerine Bu sürgünün doğrudan bölge müdürü tarafında yapıldığı kanaatine vardık. Tarım Orkam-Sen Yöneticilerinden oluşan bir heyetle bölge müdürü ile bir görüşme gerçekleştirdik.

Yapılan görüşmeler sonucunda da görülmüştür ki “ben yaptım oldu diyerek adeta heyetimize elinizde ne gelirse ardınıza koymayın”edasında bulunmuştur. Heyetimiz Genel müdürün tehditlerine karşı üyemize yapılanların hukuksuz olduğunu insan hakları, anayasaya ve 657 DMK ya aykırı olduğunun altını çizerek bu sürgünün tek müsebbibi kendisi olarak gördüğümüzü,bu sürgün uygulamasına karşı fiili ve meşru mücadelemizi sürdüreceğimizi ve kendisini yargıdan da üstün görmemesi gerektiğini altını çizdik. Yargı sonucu beklemeden üyemize yapılan bu zulme derhal son vermelidirler.

Evet Değerli Dostlar İl müdürüne göre çok başarılı olan bir eleman Bölge Müdürüne göre sürgün olması gereken biri olabilmektedir. Takdirini siz kamuoyuna bırakıyoruz değerli dostlar.

Değerli dostlar:

Elbette bu sürgün ilk değildir. Bunun ilk olmadığını ve son olmayacağını da en yakın tanığı başta Dersim kamuoyu olmak üzere tüm Türkiye kamuoyu bilmektedir. Ancak AKP hükumetlerinin de bildiği bir şey var; onlarda bizlerin onların baskı ve şiddetinde korkmadığımızı boyun eğmediğimizi bir kez daha öğrenmişlerdir. Her seferinde kendi yaptıkları hukuku bile tanımayan kendi yasalarını çiğneyenler dönüp bütün bu anti demokratik uygulamalardan sonrada onlara inanmamızı güvenmemizi istemekte- beklemektedirler.

Evet bu Emekçiler bu Halk sizlere inanmayıp güvenmemektedir. Bundandır ki başta işçisi,Memuru ve Emekçi Halk olmak üzere sizin bu hukuk tanımaz sisteminizi değiştirmek üzere birlik olup sizin yönetiminizden kurtulacaktır. Bunun için hem hukuksal ve hem de meşru, demokratik hak eylemlerimizi kullanmaya devam edeceğiz.

AKP’nin karanlığına teslim olmayacağız. AKP’nin memuru olmayacağız. Sizin adaletiniz Roboski de neyse Kamu Emekçisi karşısında da odur. Gezi direnişindekiler karşısındaki tutumunuz neyse İşçilerin hak arama mücadelesi karşısındaki tutumunuz odur.

Barış sürecinde ki tutumunuzla ve yine IŞİD çetelerine verdiğiniz destekle hem Ezidiler hem Rojava Halklarına yapılan katliamlar karşısındaki tutumunuzdan dolayı tüm çalışanların ve Türkiye Halkların hedefinde olduğumuz bir kez daha ortaya çıkmıştır. Bundandır ki; Türkiye Halkları ve onunişçi ve emekçileri birleşmiş,  Ezidi ve Rojava Halklarına sahip çıkmış, bu katliamların sorumlusu olarak da başta IŞİD katilleri ve AKP hükumetini olmak üzere mücadele hedefine koymuştur. Ve Emekçilerin bu karşı mücadelesi devam etmektedir.

 

YAŞASIN ÖRGÜTLÜ MÜCADELEMİZ.

YAŞASIN KESK.

YAŞASIN TARIM ORKAM-SEN.