Özel Güvenlik mi, Paramiliter Ordu mu?
AKP hükümetinin hazırladığı bu yasayla özel güvenlik işçileri, özel ordu formatına evrilecek; her özel güvenlik şirketinin özel bir ordusu olacak. Güvenlik işçileri halktan koparılarak olası toplumsal olaylarda emekçilerin karşısına polis ve jandarmanın yedek gücü olarak çıkarılacak ve devletin kolluk gücü haline getirilecek
AKP hükümeti yeni hazırladığı özel güvenlik yasa tasarısıyla polis ve jandarmanın yetkilerinin önemli bir kısmını özel güvenliğe devrediyor. Bu tasarıyla yasalarla güvence altına alınan ve devletin asli görevlerinden olan yurttaşın can ve mal güvenliği özelleştirilerek, özel güvenlik şirketlerinin dolasıyla piyasanın insafına terk ediliyor.
Özel güvenlik görevlileri yeni yasayla elle arama, kimlik ve ehliyet kontrolü yapabilecek, trafiği denetleyecek ve meskenlere girebilecek. Polisin uygulamaları ve işlediği suçlar gün be gün artarken, özel güvenliğin hukuk dışı ve keyfi uygulamaları tartışılırken; bu yetkileri özel güvenliğin kullanmasından doğacak sorunların önüne nasıl geçileceği ise malum! Güvencesiz koşullarda çalışan özel güvenlik işçileri olması muhtemel hukuk dışı uygulamalarda maşa olarak kullanılacak ve birinci dereceden sorumlu tutulacaklar.
Tasarının önemli maddelerinden bir tanesi “stratejik yer ve tesisler” tanımı. Yasaya göre “geçici olsa bile faaliyetten alıkonulmaları halinde milli güvenlik, ülke ekonomisi ve toplum hayatı bakımından olumsuzluk doğurabilecek askeri olmayan kamu ve özel kuruluşlara ait tesisler, stratejik yer ve tesisler” olarak kabul edilecek. Örneğin önemli fabrikalar, üniversiteler, HES inşaatları… vb. bu kapsamdaki yer ve tesisler olacak. Özel güvenliğin üniversitelerde öğrencilere yaptığı hukuk dışı uygulamalar bu tasarıyla yasal statüye kavuşmuş olacak. Fabrikalarda olası işçi grev ve direnişlerini bastırmak için özel güvenlik devreye girecek, HES’lere karşı mücadele eden halkın karşısına özel güvenlik çıkarılacak. Bu örnekleri çoğaltmak mümkün. Ülkenin içinden geçtiği siyasi ve ekonomik süreç de göz önüne alındığında özel güvenlik yasa tasarısıyla sermeye sınıfının ve hükümetinin amacını tahmin etmek için kahin olmak gerekmiyor.
Söz konusu yasa tasarısının dikkati çeken maddelerinden bir tanesi de “özel güvenlik görevlisi olmak için TC vatandaşı olmak” şartının kaldırılması. Bu yasayla Suriye’den ülkemize getirilen cihatçı militanların özel güvenlik görevlisi olarak istihdam edilmesinin önü açılmış olacak. Tehlikenin boyutları üzerinde daha fazla kalem oynatmak yersiz. Yasa özel güvenlikten paramiliter orduya geçişin hazırlığıdır. Dünyada paramiliter orduların kimlerde karşı kullanıldığını ise biliyoruz.
Hükümet bu yasayla özel güvenlik şirketlerine kaynak aktarmanın yolunu da açıyor. Tasarıda özel güvenlik şirketleri hisselerini halka açabilecek. Hisse sahipleri şirketin karar mekanizmalarında yer alamayacak.
Özel Güvenlik Hizmetleri Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Serdar Gölhan Arıkan yasa tasarısını olumlu bulmakta, tasarının 6, 8 ve 10. maddelerinde değişiklik yapılmasını istemektedir. Tasarının 8. maddesinde yer alan “Koruma ve güvenlik hizmetinde kullanılacak silah ve teçhizat güvenlik izni alan kişi, kurum veya kuruluş tarafından temin edilir” maddesine “hizmetin etkin ve sağlıklı bir şekilde yürütülebilmesi için gerekli silah ve teçhizatın özel güvenlik şirketi bünyesinde bulundurulması” ibaresinin eklenmesini istiyor.
Özel güvenlik şirketlerinin silah bulundurmasını yasal hale getirmek, her şirketin bir silah deposuna dönüşmesi demektir. Bu silahlar ilerleyen yıllarda grevdeki işçiye, boykottaki öğrenciye, derelerini korumak için direnen halka karşı kullanılacak.
Aşağıda ülkemizde yaşanan özel güvenlik terörüne dair birkaç örnek yazdım. Bu tasarı mevcut haliyle yasa haline geldiğinde özel güvenlik şiddeti yasal haline gelmiş olacak.