16 Aralık

2021
image

Çocukluğumuzu“Üç Tarafı Denizlerle Çevrili Türkiye” tanımıyla, su bolluğu içinde olduğumuzuzannederek geçirdiğimiz ülkemizde ve genele baktığımızda tüm dünyada; temiz,erişilebilir su kaynakları zannedilenin aksine % 3 düzeyindedir. İnsannüfusundaki artış, ,suyun hızla kirletilmesi ve bilinçsizce kullanımının yanısıra HES ve baraj inşaatlarıyla ekolojik dengenin bozulması; yetersiz olan sukaynaklarını daha da yetersiz hale getirmektedir.

Pek çokdoğal kaynağın hızla tüketilmesinde olduğu gibi, suyun tüketilmesinde de kapitalistekonomik sistemlerin kar temelli bakış açısı büyük etken olmaktadır. Suyun,kısa süre içerisinde stratejik öneme sahip olacağını fark eden çok ulusluşirketler; hükümetleri de yanına alarak suyun özelleştirilmesini sağlamakta, metahaline getirerek, kendisi için kar alanına dönüştürmeye çalışmaktadır. Dünya SuFormu adı altında oluşturulan yapı; tüm dünyada olduğu gibi, Türkiye’ de de buamaca hizmet etmektedir.

HESinşaatlarına karşı eylem yapan köylülere, devletin kolluk kuvvetlerince sertmüdahaleler yapılması, gazla, copla engellenmeye çalışılması bölgesel bir tutumdeğil; tam tersine devletin suya ilişkin stratejisinin bir örneğidir.

Su, tümcanlılar için en temel yaşam kaynağıdır. Doğanın, her bir parçasıyla birbirinitamamladığını görmezden gelerek, insanın doğa karşısındaki üstünlüğünü temelalan bakış açısından kurtulmak; tüm canlıların eşit yaşamını, dolayısıylayaşamdaki sürekliliği savunmak, hepimizin görevidir.

Susatılabilir bir mal ve tüketim maddesi değildir.

Su entemel yaşam hakkıdır ve tüm canlıların yeterli miktarda, kaliteli suya erişimisağlanmalıdır.

                                                                    TARIM ORKAM SEN GENEL MERKEZİ