Siyasal ve sendikal alandaki gelişmeleri değerlendiren kurulumuz, önümüzdeki sonbahar dönemine aitte örgütlenme programı tartışması sürdürmüştür. AKP hükümetinin ‘ustalık dönemi’ diye tarif ettiği önümüzdeki dönem emek ve demokrasi güçlerine yönelik saldırıların artacağı bilinmektedir.Çalışma yaşamının esnekleştirilmesi, bölgesel asgari ücret ve özel istihdam büroları uygulamaları, kamu emekçilerinin iş ve gelir güvencesinin kaldırılması, kıdem tazminatlarının fona devredilmesi gibi işçi ve emekçilere yönelik hak gasplarının sonbaharda mecliste görüşüleceği kamuoyunda tartışılmaktadır. Ayrıca kamunun yeniden yapılandırılması adı altında kurulan yeni bakanlıklar ile de kamunun tasfiyesinde yeni bir adım daha atılmıştır.Yeni kurulan bakanlıklarda ne tür idari düzenlemelerin yapılacağı belirsizliğini korurken, çalışanlar da endişeli bir bekleyiş içerisindedir. Yeni kurulan Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı ile tarımsal üretimden ve üretici köylülükten çoktan kopmuş olan Bakanlık Gıda tekellerinin emrine verilmiştir. Orman ve Su İşleri Bakanlığı ile suyun ticarileştirilmesi ve Orman alanlarının yağmalanması için var olan kısmi engellerde tamamen ortadan kaldırılmaktadır. Yine alanımızda yeni kurulan Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ile de çevrenin yağmalanması,kentsel dönüşüm adı altında emekçi semtlerinin ranta açılmasını kolaylaştıran düzenlemeler yapılmıştır.
AKP hükümeti doğaya ve yaşama yönelik yok edici etkisinin artık gizlenemediği Nükleer santraller ve HES projelerindeki ısrarını devam ettirmektedir. Enerji tekellerinin sınırsız kârı uğruna ülkenin dört bir tarafı adeta abluka altına alınmıştır. En son Kütahya Gümüşköy’de siyanürle gümüş üretimi yapan bir şirketin atık su havuzlarında meydana gelen yıkılma sonrası yaşananlar, doğamızı ve yaşam alanlarımızı bekleyen tehlikeyi de gözler önüne sermektedir.
AKP iktidarı döneminde kadınların hakları dahada budanmış ve son zamanlarda gelişen kadın katliamlarına karşı sessiz kalınmıştır. Bu süreçte gelişen olaylara karşı hükümet tam tersi Aile Ve Sosyal Politikalar Bakanlığı adı altında sadece bu bakanlığa sıkıştırmış durumdadır.Türkiye de yaşanan kadın sorunlarına karşı geçmişte ve günümüzde hiçbir adım atılmamış. Kamu kaynaklarının sermaye değil, emekçilere, kadınlara aktarılması için taleplerimiz etrafında örgütlenme ve mücadele etmekten başka çıkar yol bulunmamaktadır. Hiçbir hak, tepside sunulmadı kadınlara; sahip oldukları ne varsa, 150-200 yıllık mücadeleleriyle kazandılar. Bu hak ve hukuksuzluğa karşı bu mücadele devam edecektir.
AKP hükümeti bir taraftan ‘ileri demokrasi’ nutukları atarken, gerçekte darbe dönemlerinde bile olmayan ‘ileri faşizm’ uygulamalarını hız kesmeden sürdürmektedir. Hak arayan tüm toplumsal kesimlere yönelik baskı,sürgün, gözaltı, tutuklama, azgın bir polis şiddeti ve uydurma davalarla tüm toplumu sindirme girişimleri sürdürülmektedir. Bizzat Başbakanın kendisi tarafından kullanılan şiddet, ötekileştirme ve şoven dilden vazife çıkaranlar ülkeyiyeni bir kaosa doğru sürüklemektedirler. Kürt sorununun demokratik ve barışçı yollardan çözümü konusunda irade gösteremeyen hükümetin savaşı ve şiddeti tek çözüm yolu görme yaklaşımı toplumsal gerilimi tetiklemekte ve bir arada kardeşçe yaşama duygusunu zayıflatmaktadır.
Başkanlar kurulumuz yukarıda ana hatlarıyla değindiğimiz tespitlerin yanı sıra sendikal süreç ve önümüzdeki dönem örgütlenme ve mücadele programı çerçevesinde de bir tartışma yürütmüştür.
Başkanlar kurulumuz ;
Kararlarını almıştır.
Başkanlar kurulumuz aldığımız kararları hayata geçirme noktasında fikir ve irade birliği içerisinde sonlanmıştır.
TARIM ORKAM-SEN