17 Aralık

2021
image

5 yıl önce 15 Temmuz gecesi yaşanan FETÖ darbe girişimi sonrasında 20 Temmuz 2016 tarihinde ilan edilen OHAL ile ardından yayınlanan kararnamelerle bir cadı avı süreci yaşadık. İktidar ortakları kendilerine muhalif olan herkesi bu süreçte darbe ile hiçbir ilgileri olmamasına rağmen tasfiye etmek ve cezalandırmak için bir fırsat düşüncesi ile hareket etti. On binlerce Emekçi işsiz bırakıldı. Bu süreç devam etsin, baskı ve zor celladın baltası gibi sürekli sallansın diye mecliste sorgusuz işten atmanın bir yıl daha uzatıldığı fiili bir OHAL dönemini yaşıyoruz. AKP-MHP iktidarı, içinde bulunduğu krizi; bir taraftan toplumun muhalif kesimlerini baskı altına alarak çözmeye çalışırken diğer taraftan doğayı talan edip sermayeye peşkeş çekerek yaratılan değerleri yok etmeye çalışmaktadır. Tütün emekçilerinin yaşamını sürdürmek için yapmış oldukları üretime, sigara tekellerinin çıkarları doğrultusunda el koymakta hatta üreticileri hapse atmaktadır. Soma’lı madencilerin yıllardır haklarını almak için verdikleri mücadeleyi baskı ve şiddetle engellemeye çalışırken diğer taraftan yüksek elektrik faturaları ve enerji kesintileri yoluyla, üzerlerinde onlarca barajın kurulduğu Fırat ve Dicle nehirlerinden faydalanan bölgedeki üreticilerin üretim yapmasına engel olmaktadır. AKP-MHP iktidarının yıllardır uygulamış olduğu sermaye yanlısı politikalar üreticilerin doğayla olan ilişkisini kopararak geri dönüşü imkansız ekolojik tahribatlara sebep olmaktadır. Yaşanan tahribatlar sonucunda kuraklık ve iklim krizi beklenenden daha hızlı bir şekilde yaşamı tehdit etmektedir. Yine bu sermaye yanlısı politikalar neticesinde bir taraftan yoğun şekilde bölgesel bir kuraklık yaşanırken diğer taraftan ölümlere yol açacak ve günlük yaşamı etkileyecek şekilde sel felaketleri meydana gelmektedir. İktidar, bütün bu yaşananlar karşısında çözüm üretmek yerine halkın yaşamsal taleplerine sırt çevirerek yaptığı zamlar aracılığıyla sermayeyi güçlendirip ülkeyi her anlamda büyük bir karanlığa sürüklemektedir. Son yıllarda yaşanan ekonomik kriz dolayısıyla kamu emekçilerinin yaşadığı hak kayıpları ve maruz kaldıkları anti-demokratik uygulamaların giderilmesi için tüm emek örgütlerinin, içinde bulunduğumuz Toplu İş Sözleşmesi (TİS) sürecinde, sunmuş oldukları talepler çerçevesinde ortak bir mücadele hattı örerek sendikal örgütlülüğü büyüteceğimiz, toplumsal barış ve adaleti sağlayacağımız, kadın özgürlükçü ve ekoloji merkezli bir yaşamı yeniden inşa edeceğimiz günlerin müjdecisi olması dileğiyle Tarım Orkam-Sen olarak bütün halklarımızın bayramını kutlarız. TARIM ORKAM-SEN MERKEZ YÖNETİM KURULU