image

Bilindiği gibi "21 Mart", tüm Kuzey Yarımkürede"Dünya Ormancılık Günü" olarak değerlendiriliyor. Gezegenimizinhızla ormansızlaşması karşısında, ormancılık uğraşısının önemi giderek artıyor.Ülkemizde ise tümüne yakın bir kısmı devlet mülkiyetinde olan "orman"sayılan alanlar, ülke alanının %26'sını oluşturuyor. 1937 yılından bu yanadevlet tarafından korunmaya, geliştirilmeye ve işletilmeye çalışılıyor.Biyolojik çeşitlilik düzeyi son derece yüksek olan ormanlarımızda gelinenaşamada:

Başta turizm ve madencilik olmak üzere ormancılık dışıamaçlarla kullanımlara tahsis edilmekte, temel ormancılık çalışmalarınınözelleştirilmesine yönelik düzenleme ve uygulamalar giderekyaygınlaştırılmakta, ağaç kesme ve tomruklama işlerinde çağdışı çalışmakoşullarında (Sendikasız, sigortasız bir şekilde ve hiçbir iş güvenliği önlemialınmadan, asgari ücretin de altında sayılabilecek ücretlerde) orman köylülerive işçiler çalıştırılmaktadır.

Ormancılık faaliyetlerini yürütmek için kurulmuş olan, OrmanGenel Müdürlüğü Merkezi Gazi yerleşkesinde Kaç-Ak Saray yükselmekte iken; çalışanlarkiralık ve darmadağınık binalarda, bilgisiz ve liyakatsiz bir yönetimle hizmetvermeye çalışmaktadır. Orman fidanlıkları, eğitim tesisleri, binalar, arazilervb kamusal varlıklar satılmakta; avlaklar, milli park ve tabiat parkları, ormaniçi dinlenme yerleri kiralanmakta; kamuoyunda kısaca "2 B arazileri"olarak anılan yerler işgalcilere, yandaşlara peşkeş çekilmektedir.

Ormancılık çalışanları Rotasyon uygulamasıyla baskı altınaalınmakta, yağma ve ranta karşı çıkanlar sürgün edilerek, kadrolaşmalar en altdüzey memur ve işçilere kadar derinleştirilmektedir. Dolayısıyla, siyasaliktidar ormancılığımızın her türlü bilgi ve insan birikimini görmezdengelebilmekte, kamusal varlıkların elden çıkarılmasına yönelik düzenlemeleri veuygulamaları pervasızca yapabilmektedir.

 Gezi direnişisürecinde, “ iki ağaç için” ifadesiyle küçümsenen bir avuç insanın çığlığı;aşağılanan, ötekileştirilen, özel hayatına ve yaşam biçimine müdahale edilenyığınların desteğiyle daha önce eşi benzeri görülmemiş bir tepki olarak ortayaçıkmıştır. Ancak siyasal iktidar hiçbir demokratik tepkiyi hazmedemediği gibieleştiriyi de hakaret sayarak kitlelerin üzerine acımasızca saldırmış, insanlarıkatletmiştir.

Ormanlarımızın gerektiği gibi korunabilmesi,iyileştirilebilmesi ve işletilebilmesi güçleşmekte, çoğu durumda daolanaksızlaşmaktadır. Oysa, varlığı ve yokluğu tüm canlıları doğrudanetkileyebilen orman ekosistemleri, kamusal zenginliklerimizdir; hepimizindir.

Bu koşullarda "Dünya Ormancılık Günü"nün "kutlanmasını"anlamlı bulmuyoruz. Ormanlarımız için kutlama yapacağımız günlerde yan yanaolmak dileğiyle, saygılar sunuyoruz.

                                                       TARIM ORKAM-SEN GENEL MERKEZİ