Yeni başlangıçlar, yeni doğuşların adıdır bayramlar… Halkların kültüründe birliğin, barışın ve mutluluğun sembolüdürler. İnsanlık değerleri adına gericiliğe karşı görkemli direnişlerin sergilendiği Ortadoğu coğrafyası, büyük bayramların da mekânı olmuştur. Direnişlerin zaferlerle sonuçlandığı günler bayram olarak kutlanmıştır. Özünü direnişten alan Newroz bu bayramların başında gelenlerindendir. Günümüzden 4000 yıl önce Gutiler tarafından “yeni gün” anlamına gelen Zagmuk bayram kutlamaları daha sonra Hurri, Kassit, Mitani, Urartu ve Medler zamanında da sürdürülmüştür. Tarihsel köklerini işte bu kutlamalardan alan Newroz M.Ö. 612 tarihinde zalim Dehak’ın zulmüne balyozuyla son veren Demirci Kawa’nın önderliğinde başlayan isyanın simgesi olmuştur. O günden beri de sadece Ortadoğu halklarının değil, zulme başkaldıran tüm halkların bayramı olmuştur Newroz. Tarihteki yeri itibariyle zulme, baskı ve zorbalığa karşı başkaldırının, isyan ateşinin yakıldığı gün olan Newroz, halklar arasındaki barış ve kardeşlik duygularının gelişmesi ve güçlendirilmesi için bir fırsat olarak değerlendirilebilecek iken, her konuda olduğu gibi egemenlerce ayrımcılık ve halkları birbirine karşı kışkırtmak amacıyla kullanılmak istenmiştir. Bununla da devlet törenleriyle içi boşaltılmaya, mücadeleye ve özgürleşmeye çağrı anlamına gelen özü dejenere edilmeye çalışılmıştır. Alanlar, renkler, harfler, halaylar yasaklanmış, şehirler bayram günü savaş alanına çevrilmiştir. Bugünlerde AKP’nin barış taleplerini “terör” faaliyeti olarak görmesinin aksine dünyanın her tarafında barış ve kardeşlik talepleri ayrılıkçı değil tam aksine en etkili birleşme, kardeşleşme aracıdır. Ne yazık ki, gözlerini kan bürüyen, kulakları barış ve kardeşlik seslerine sağır, yürekleri kara, beyinleri örümcek ağı bağlamış savaş çığırtkanları bir kez daha halklarımıza Newroz’u yasaklıyorlar. Barışın, Kardeşliğin, Dayanışmanın, Özgürlüğün, Direnişin, Emeğin ve Baharın Adı Newroz Kutlu Olsun! NewrozPîroz Be! Zulüm ve zorbalığın yürütücüsü günümüz DEHAKLARI her türlü baskı ve zoru kullanarak emek ve demokrasi güçlerini sindirmeye çalışıyorlar. Tüm bu zulme karşı bir kez daha emekçiler ve ezilenler de Demirci KAWA ruhuyla mücadelelerini sürdürüyorlar. Alışmayacağız, teslim olmayacağız, direneceğiz diyorlar. Halklarımız 2016 yılında Newroz’un binlerce yıldır harlanan mücadele ruhundan aldıkları güçle günümüz Dehaklarınınsaltanatlarını yıkacak, barışın, özgürlüğün ve demokrasinin egemen olacağı demokratik bir Ortadoğu ve eşitlikçi, özgürlükçü bir geleceğin inşasını birlikte öreceklerdir. Binlerce yıllık köklü tarihi ve kültürel değerleriyle Anadolu ve Mezopotamya topraklarında yaşayan bütün halklar için barış ve kardeşlik tutumunda ısrar edilmesi, bu ülke topraklarında yaşayan insanlara verilecek en büyük hediye olacaktır. Eşit, özgür ve insanca yaşam mücadelesinin ilerleyebilmesi savaş çığlıkları ile değil, emekçiler arasındaki özgürlük, barış ve kardeşlik duygularının güçlenmesi ile mümkündür. Bu anlamda 2016 Newroz’unun yaşanan çatışmaları durdurarak diyalog yollarının açılmasına, barış ve kardeşliğe vesile olmasını diliyoruz. 20.03.2016
MERKEZ YÜRÜTME KURULU