Trabzon'un Sürmene ilçesi Çamburnu mevkiinde 8 Ocak 2017 günü başlayan orman yangınının 20 hektarlık kısmı zarar gördükten sonra kontrol altına alındığını Orman ve Su işleri Bakanı Veysel EROĞLU ile
Trabzon Valisi Yücel Yavuz açıkladı.
Resmi ağızlardan yangının başlama nedeninin piknikçilerden kaynaklanmış olabileceğinden tutun yangında herhangi bir yaralının olmadığının ifade edilmesine kadar skandal bir takım açıklamalar da yapıldı. Açıklamalarda bir kez daha gördük ki her gün insanların öldüğü bir toplumda; yanan ağaçların ve yaşam alanı o yanan ağaçlar olduğundan onlarla beraber yanan hayvanların ve diğer canlıların hiç bir kıymeti yok.
Oysa Sarıçam ormanının deniz seviyesine kadar indiği dünya üzerindeki nadir alanlardan biri Sürmene- Çamburnu. Basına yansıyan yangının 6-7 farklı noktadan aynı anda başladığı. Bakan Veysel EROĞLU her ne kadar ağaçlandıracağız diyorsa da;
Biliyoruz ki ülkemizin ormanları kimi zaman rant için kimi zaman güvenlik gerekçesiyle defalarca yakıldı. Rant için yakılan orman alanları ağaçlandıracağız söylemlerinin ardından yapılaştırıldı, güvenlik gerekçesiyle yakılanlar görmezden gelindi.
Karadeniz bölgesi uzun süredir HES' lerin, maden alanlarının, yapılan yolların, yolların beraberinde artan yapılaşmanın tehdidi altındaydı. Bölgede uzun süredir arapların arazi satın aldığı ve ciddi bir rant alanı oluşturulmaya çalışıldığı da herkesçe bilinmekteydi.
Yakın zamanda Katar emirinin araziyi helikopterle gezmesi ve çok beğendiğini ifade etmesi de gazetelerimizin sevinçle paylaşılan haberleri arasındaydı. Malum, para gelecek!!!
Şimdi bu yangının kendiliğinden çıktığına inanmamız mı bekleniyor ya da yanan yerlerin tekrar ağaçlandırılacağına?
İnanmıyoruz. Bu ülkenin hiçbir varlığına sahip çıkmayan, orman alanlarını turizm alanı, maden izinleri, HES, RES, GES ve 2/B gibi adlarla yağmalatan ve ülkemizin her bir değerini yandaşa peşkeş çeken bir iktidarla Çamburnu' nun yeniden ağaçlandırılacağına inanmıyoruz.
Yangın üzerindeki şaibelerin ortadan kalkması için yangında sorumluluğu ile ihmali bulunanların yetkililerce ortaya çıkarılıp biran önce cezalandırılması ve arazinin ranta açılmadan tekrar ağaçlandırılması sağlanmalıdır.
Yanan ağaç değil Can' dır. O canlara sahip çıkmak hepimizin vicdani, ahlaki, insani görevidir. Bir çırpıda yok edilen 20 hektar Sarıçam ormanının bir çırpıda da ranta dönüşmesine göz yummayacağız. Takipçisi olacağız. 09.01.2017
TARIM ORKAM-SEN
MERKEZ YÖNETİM KURULU