image

Türkiye’nin ekonomik ve toplumsal geleceği açısından tarım, yalnızca belirli bir ekonomik faaliyet alanı değil; gıda güvencesinin, gıda güvenliğinin, halk sağlığının, kırsal yaşamın, istihdamın, ekolojik dengenin ve toplumsal refahın temel unsurlarından biridir. Bu nedenle tarım politikalarının hangi kaynaklarla ve hangi öncelikler doğrultusunda yürütüleceği, yıllık bütçelerin en önemli tartışma başlıklarından biri olmak durumundadır. Kamu bütçeleri, yalnızca gelir ve gider kalemlerinin teknik bir toplamı değil, aynı zamanda siyasal ve ekonomik tercihlerin somutlaştığı temel planlama araçlarıdır.


Bu açıdan bakıldığında, 2027 yılı bütçe tekliflerinde Tarım ve Orman Bakanlığı için öngörülen kaynakta yaşanan ciddi gerileme, Türkiye’nin üretim, gıda güvencesi ve ekolojik geleceği bakımından kaygı vericidir. 2026 yılında 541,8 milyar TL olan Tarım ve Orman Bakanlığı başlangıç ödeneğinin 2027 yılı için 383 milyar TL düzeyine indirilmesi, yaklaşık %29,3 oranında bir azalmaya karşılık gelmektedir. Aynı dönemde genel bütçe kapsamındaki kamu idarelerinin toplam ödenek teklif tavanının 2026 yılı başlangıç ödeneğine göre %32,2 oranında artırılması öngörülmektedir. Dolayısıyla burada yalnızca mutlak bir bütçe azalmasından değil, tarımın kamu kaynakları içerisindeki göreli ağırlığının da gerilemesinden söz etmek gerekmektedir.