17 Eylül 2026 tarihli Resmî
Gazete’de yayımlanan 11787 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile 27 ilde bazı
alanların orman sınırları dışına çıkarılması kararlaştırıldı. Karar;
Afyonkarahisar, Ankara, Balıkesir, Bingöl, Bolu, Bursa, Çorum, Denizli,
Diyarbakır, Elazığ, Eskişehir, Gümüşhane, Isparta, İstanbul, Karaman, Kayseri,
Konya, Kütahya, Malatya, Manisa, Mersin, Muğla, Sinop, Sivas, Tokat, Trabzon ve
Uşak’taki belirli alanları kapsıyor.
Kararla orman sınırları dışına
çıkarılan alanların en az iki katı büyüklüğündeki bazı devlet veya Hazine
taşınmazlarının Orman Genel Müdürlüğüne tahsis edilerek yeni orman alanları
oluşturulması öngörülüyor. Ancak ormanı yalnızca metrekare hesabıyla değerlendirmek,
orman ekosisteminin gerçek değerini ve işlevini görmezden gelmektir.
Bir orman alanının başka bir
yerde iki katı büyüklüğünde alan tahsis edilmesi; kaybedilen su rejiminin,
toprağın, biyolojik çeşitliliğin, yaban hayatının ve ekosistem bütünlüğünün
yerine konulabileceği anlamına gelmez. Orman yalnızca ağaçlardan ve sınır çizgilerinden
ibaret değildir.
Türkiye’nin iklim krizi, kuraklık
ve su kaynakları üzerindeki baskının giderek arttığı bir dönemde ormanların
korunması daha da yaşamsal hale gelmiştir. Orman alanlarının statüsünün
değiştirilmesi; tarım alanları, su havzaları, kırsal yaşam ve gıda güvenliği
üzerindeki etkileriyle birlikte değerlendirilmelidir.
Tarım Orkam-Sen olarak doğal
varlıkların ekonomik değer veya arazi stoku olarak görülmesine karşı çıkıyoruz.
Ormanlar, toprak, su ve tarım alanları toplumun ortak yaşam varlıklarıdır. Bu
alanlara ilişkin kararlar bilimsel ölçütler, ekolojik bütünlük, kamu yararı ve
demokratik katılım temelinde alınmalıdır.
Doğal varlıkların korunması,
yalnızca yeni alanlarda ağaçlandırma yapmak değil; mevcut orman ekosistemlerini
bütünlüğüyle korumaktır. Ormanların sınırları, kamu yararından ve ekolojik
ihtiyaçlardan bağımsız biçimde değiştirilemez.
Tarım Orkam-Sen olarak
ormanların, tarım alanlarının, suyun ve toprağın kamusal niteliğinin
güçlendirilmesini; doğal varlıkları piyasa baskısından koruyan, ekolojik ve
toplumsal yararı esas alan bir kamu politikası oluşturulmasını savunuyoruz.