image

15 Temmuz 2016  gecesi Türkiye bir darbe girişimi ile karşı karşıya kaldı. TARIM ORKAM-SEN  olarak her türden darbenin karşısındayız ve darbelere hayır diyoruz. 7 Hazirandan bu yana otoriter-totaliter, tekçi, mezhepçi, dayatmacı, toplumu kutuplaştırıcı bir siyaset ile başkanlık sistemini  inşa etmeye çalışan AKP, bu süreçte torba yasalar, genelgelerle her türlü demokratik hakkın kullanımını ortadan kaldırmış, kuvvetler ayrılığı yerine kuvvetler birliği ikame edilmiş, anayasa tanınmayarak hukuk ortadan kaldırılmış, milletvekillerinin “dokunulmazlıkları” kaldırarak parlamento kendini işlevsizleştirmiş, seçilmiş belediye başkanları yerine kayyum atayarak halk iradesini hiçe saymak için adımlar atılmıştır. İçte ve dışta uygulanan savaş politikaları ile ülke bir cehenneme çevrilerek, aylarca yaşam alanları kuşatılmış, ölüm kutsanmış, sonu kestirilemez bir yıkım ve tahribat ortamı yaratılmıştır. Sınırlar eleğe çevrilerek IŞİD vahşet örgütünün illerimizde cirit atmasının önü açılmış ve canlı bombalarla pek çok insanımızın yaşam hakkı elinden alınmıştır. Bütün bu süreç ve iktidarı paylaşma kavgası bir askeri darbe girişimi ile sonuçlanmıştır. Türkiye emek ve demokrasi güçleri kırk katır mı kırk satır mı dayatması ile yüz yüze kalmıştır. Gerek konfederasyonumuz KESK, gerek TARIM ORKAM-SEN   olarak, sendikal hak ve özgürlükler mücadelesinin yanı sıra demokrasi ve barış mücadelesi verdiğimiz için AKP ve sarayın hedef tahtasında olduk. Her türlü sindirme ve baskı politikalarıyla yüz yüze kaldık. Ancak bu coğrafyada yaşayan diğer tüm muhalif dinamikler gibi tarihsel olarak KESK/TARIM ORKAM-SEN de darbelerden çok çekmiş bir mücadele geleneğinin temsilcisidir. Bu nedenle niteliği ne olursa olsun her türlü darbeye karşıdır. KESK/TARIM ORKAM-SEN  olarak, bize dayatılan ikileme razı olmayacağız. Ne darbelere teslim olacağız ne de bu girişime yaslanarak kirli iktidar planlarını hayata geçirmek isteyenlere, tehlikeli çağrılarla ülkeyi daha kaotik bir sürece sürüklemeye çalışanlara izin vermeyeceğiz. Üçüncü bir seçenek mevcuttur. Bu seçenek demokratikleşmenin yolunun açılması, hak ve özgürlüklerin kullanımının teminat altına alınması, içte ve dışta barışın tesis edilmesi için tüm emek ve demokrasi güçleri ile birlikte mücadeleyi büyütmektir. Eşit, özgür, demokratik ve barış içinde bir Türkiye için mücadelemizi kararlılıkla sürdürmeye devam edeceğiz. Sivil ya da askeri darbeler çözüm değil! Çözüm emek, barış ve demokrasi güçlerinin ellerinde, halkların ortak geleceğindedir! 16.07.2016                                                                                             Merkez  Yürütme Kurulu