[caption id="attachment_2347" align="alignleft" width="300"]
OLYMPUS DIGITAL CAMERA[/caption]
Emeklilikİkramiyesinde Hak Kaybına Son! Açtığımız Dava Lehimize Sonuçlandı!
Bağlı sendikamız ESM’nin başvurusu üzerine dün (25 Aralık)Anayasa Mahkemesi’nde görüşülerek iptal edilen Emekli SandığıKanunu'nun, "emekli ikramiyesinin hesabında 30 fiili hizmet yılındanfazla sürelerin dikkate alınmayacağı" hükmüne ilişkin açıklama bugün (26Aralık) Konfederasyonumuz Merkezinde gerçekleştirilen basın toplantısındakamuoyu ile paylaşıldı.
ESM Genel Başkanı Mustafa Şenoğlu’nun basın açıklaması metniaşağıdadır.
Bugün sizlerle kamu emekçileri adına Konfederasyonumuz veSendikamız ESM’nin yıllarca süren mücadelesinin sonucu kazanılan hukuki birzaferi paylaşmak için toplanmış bulunmaktayız.
Bilindiği üzere kamu emekçileri kaç yıllık hizmetleri olursaolsun, en fazla 30 yıl hizmet üzerinden emekli ikramiyesi alabilmektedir. 30yılın üzeri için kendilerine herhangi bir ödeme yapılmamaktadır. Özellikle sonyıllarda, çalışan maaşı ile emekli maaşı arasındaki farkın çok artmasıdolayısıyla, pek çok kamu emekçisi zorunlu olarak 30 yılın üzerinde çalışmakdurumunda kalmaktadır. Bu çalışmanın önemli bir kısmının ikramiye dışındabırakılması ise büyük bir hak kaybına yol açmaktadır.
Konfederasyonumuz ve bağlı sendikamız Enerji Sanayi ve MadenKamu Emekçileri Sendikası (ESM) toplu sözleşme önerisi olarak yıllardırsavunduğu bu konuyu emekli olan Şube Başkanımız üzerinden yargıya taşımıştır.ESM’nin Ankara eski 1 no’lu Şube Başkanı Hasan Hüseyin KAYA, SosyalGüvenlik Kurumuna başvurarak, 30 yılı aşan hizmetleri için kendisine emekliikramiyesi ödenmesini talep etmiş, bu talebin reddi üzerine de, Sendikamızaracılığıyla 5434 sayılı Emekli Sandığı Kanununun 89. maddesinin 4. fıkrasındayer alan “…verilecekemekli ikramiyesinin hesabında 30 fiili hizmet yılından fazla süreler … (dikkatealınmaz)” hükmünün Anayasa’ya aykırı olduğu iddiasıyla, iptaldavası açmıştır. Anayasaya aykırılık iddiamız, Ankara 10. İdare Mahkemesitarafından yerinde bulunmuş ve mahkeme yasanın iptali için Anayasa Mahkemesi’nebaşvurmuştur.
Anayasa Mahkemesi, 2013 yılı Ekim ayı itibariyle dosyanınesasına geçilmesine karar vermiş olup, 25 Aralık 2014 günü söz konusudüzenlemeyi Anayasa’ya aykırı bularak iptal etmiştir. Böylelikle emekliikramiyesinin ödenmesinde 30 yıl sınırı ortadan kalkmış ve kamu emekçileri çalıştıklarısürenin tamamı üzerinden emekli ikramiyesi almaya hak kazanmıştır.
30 yıldan fazla çalışmış olup 30 yıl üzerinden emekli ikramiyesialmış olan kamu emekçilerinin de geriye dönük talepte bulunup bulanamayacağınayönelik yoğun sorularla karşılaşmaktayız. Kanaatimizce bu hak, emekli olan kamuemekçilerini de etkileyecek ve onların da 30 yıl üzeri çalışmaları için emekliikramiyesi alma haklarını doğuracaktır.
Sendikamız ESM’nin başvurusu üzerine, konunun AnayasaMahkemesi’ne taşınması sonrasında yasanın iptal edilebileceğini anlayan hükümetyetkilileri, bu durumu kendi lehlerine çevirmek için, bir süre önce bir yasadeğişikliğini gündeme getirmişlerdir. Yasanın detayları henüz kesinleşmemişolmakla birlikte, emekli ikramiyesinde 30 yıl şartı yerine, 30 yıldan fazlahizmetler için kademeli yıl şartının getirileceği, anlaşılmaktadır. Bugöstermelik yasa değişikliğinin bizim talebimizi karşılamaktan çok uzak olduğugibi, anayasa mahkemesinin iptal kararına da açıkça aykırı olacaktır.
Açtığımız davada belirttiğimiz ve Anayasa Mahkemesi tarafındanda kabul edildiği üzere; emekli ikramiyesinin ödenmesinde süre sınırının olmasıaçıkça Anayasa’ya aykırıdır. Bu durumda, gündeme getirilen yeni yasal düzenlemede kaçınılmaz biçimde Anayasa’ya aykırı olacaktır. Yapılması gereken iptalkararının uygulanması ve tüm süre sınırlaması kaldırılarak kamu emekçilerinin,çalıştıkları sürenin tamamı üzerinden, emekli ikramiyesi almalarınınsağlanmasıdır. Zira böyle bir sınır işçiler için söz konusu değildir. İşçilerkıdem tazminatlarını kıdem sürelerinin tamamı üzerinden alabilmektedirler. Yanibir işçinin 30 yılı aşan çalışması için kıdem tazminatı alma hakkı vardır. Aynıhakkın emekli ikramiyesi bakımından kamu görevlilerine de tanınmasıgerekmektedir. Aksi yöndeki tüm yasal düzenlemeler, Anayasa Mahkemesinin dekabul ettiği gibi, Anayasa’nın 10. maddesindeki eşitlik ilkesine aykırıolacaktır.
Anayasa Mahkemesi bir başka konuda verdiği kararda aynen(Anayasa Mahkemesi’nin 05.02.2009 tarihli, 2005/40 E. ve 2009/17 K. sayılıkararı) “Anayasa’nın2. maddesinde, Türkiye Cumhuriyeti’nin bir hukuk devleti olduğu belirtilmiştir.Hukuk devleti, eylem ve işlemleri hukuka uygun olan, insan haklarına dayanan,bu hak ve özgürlükleri koruyup güçlendiren, her alanda adil bir hukuk düzenikurup bunu geliştirerek sürdüren, Anayasa’ya aykırı durum ve tutumlardankaçınan, hukukun üstün kurallarıyla kendini bağlı sayan ve yargı denetimineaçık olan devlettir. Anayasa’nın 10. maddesindeki “kanun önünde eşitlikilkesi” hukuksal durumları aynı olanlar için söz konusudur. Bu ilke ileeylemli değil, hukuksal eşitlik öngörülmüştür. Eşitlik ilkesinin amacı, aynıdurumda bulunan kişilerin yasalar karşısında aynı işleme bağlı tutulmalarınısağlamak, ayırım yapılmasını ve ayrıcalık tanınmasını önlemektir. Bu ilkeyle,aynı durumda bulunan kimi kişi ve topluluklara ayrı kurallar uygulanarak yasakarşısında eşitliğin çiğnenmesi yasaklanmıştır.” demek suretiyle buhususu açıklamıştır.
Emekli ikramiyesinin hesabında, 30 fiili hizmet yılından fazlasürelerin dikkate alınmayacağı hükmü, emekli olma şartlarında zamanla oluşandeğişiklikler dolayısıyla da hukuksal dayanağını yitirmiş ve bir başka açıdandaha Anayasa’ya aykırı hale gelmiştir.
Şöyle ki; artık kamu çalışanlarının kadınlar için 20, erkekleriçin 25 yıl çalışma şartını yerine getirmeleri emekli olmaları için yeterlideğildir. Bunun yanı sıra bir de gerekli yaş şartını taşımaları gerekmektedir.Bu yaş 65’e kadar uzamaktadır. Yani artık bir kamu çalışanı gerekli çalışmasüresini tamamlamış olsa dahi, emekli aylığına ve emekli ikramiyesini hakkazanmak için gerekli yaş sınırını doldurmayı beklemek zorundadır. Bu durumdagerekli çalışma süresini doldurduktan sonra çalışmaya devam etmek, eskidenolduğu gibi kamu emekçileri bakımından bir tercih değil zorunluluk halinialmıştır.
Bu durumda da Emekli Sandığı Kanunu’nun 89/4. maddesinde yeralan “30 fiili hizmet yılından fazla süreler” cümlesi ile getirilen şart birangarya halini almıştır. 30 yılı aşan çalışmanın ihtiyari olmaktan çıkıp,hayatın olağan akışı gereği zorunlu hale gelmesiyle birlikte, çalışılan sürenintamamı için emekli ikramiyesi ödenmesi Anayasa’da düzenlenen “angaryayasağının” da bir gereğidir.
Açıkladığımız nedenlerle; KESK ve ESM’nin mücadelesi sonucuverilen Anayasa Mahkemesinin iptal kararı tüm kamu emekçileri bakımından haklıve önemli bir kazanımdır.
Kamu emekçilerinin hak ve çıkarlarını korumak, yeni haklarkazanmak için fiili ve hukuki mücadele yürüten KESK ve ESM, bu başarının sahibive mimarıdır.
Kimi basın organlarında yer aldığı gibi, bu davanın MEMUR-SENile hiçbir ilgisi yoktur. Hükümet yandaşlığı ve baskı ile kamu emekçilerini üyeyapmaya çalışan MEMUR-SEN, kamu emekçilerine yaşattığı hak kayıplarınıunutturmak adına, başarımızdan nemalanma uğraşı içindedir. Bu samimiyetten uzakve gayri ahlaki çabaları sendikal mücadele ilkelerine de aykırı görmekteyiz.
Tüm kamu emekçileri bilmelidir ki, dün olduğu gibi bugün dehaklarının yegâne koruyucusu ve savunucusu KESK ve KESK’e bağlı sendikalardır.
Bu vesileyle kararın tüm kamu emekçilerine hayırlı olmasınıdiliyor, kamu emekçilerini daha güçlü ve örgütlü bir mücadele için KESK çatısıaltında örgütlenmeye çağırıyoruz!
Yaşasın Örgütlü Mücadelemiz
Yaşasın ESM
Yaşasın KESK