Tarım Orkam-Sen olarak, emek sömürüsü ile ekolojik yıkımın aynı üretim ve birikim ilişkilerinden beslendiğini biliyoruz. Doğanın sermayenin sınırsız büyüme arayışına tabi kılınması, bir yandan yaşam alanlarını ve ekosistemleri tahrip ederken diğer yandan tarım ve orman emekçilerinin çalışma ve yaşam koşullarını da doğrudan etkiliyor. Toprağın, suyun, ormanların ve meraların korunmasını; tarımsal üretimin, gıda güvencesinin ve halkın sağlıklı gıdaya erişim hakkının savunulmasından ayrı düşünmüyoruz. Doğal varlıkların piyasa çıkarları doğrultusunda talan edilmesine karşı, emeği, yaşamı ve ekolojik dengeyi birlikte savunan kamucu bir anlayışın gerekliliğine inanıyoruz.
Polen Ekoloji Kolektifi tarafından hazırlanan Ekstraktivizm Haritası, Türkiye’de madencilik faaliyetlerinin yayılımını ve doğal varlıklar üzerindeki baskıyı görünür kılan önemli bir çalışma. Maden ruhsatları ve ihale kararları yalnızca idari kayıtlardan ibaret değil; bu kararların arkasında tarım alanları, ormanlar, meralar, su varlıkları ve insanların yaşam alanları bulunuyor. Doğal varlıkların sermaye birikiminin konusu hâline getirilmesi, ekosistemleri tahrip ederken halkın geçim kaynaklarını ve geleceğini de tehdit ediyor.
Ekolojik yıkımın boyutlarını anlayabilmek için yaşananları birbirinden kopuk yerel sorunlar olarak ele almanın ötesine geçmek gerekiyor. Bu müdahalelerin nerelerde ve hangi ölçekte gerçekleştiğini birlikte görmemizi sağlayan harita; yaşam alanlarını savunan topluluklar, emek ve meslek örgütleri, araştırmacılar ve ekoloji mücadelesinin bütün bileşenleri için değerli bir kaynak niteliği taşıyor.
Bu değerli çalışmayı hazırlayan Polen Ekoloji Kolektifi’ne ve emeği geçen bütün arkadaşlarımıza emeklerine sağlık diyoruz.
Türkiye’deki ekolojik yıkımın boyutlarını anlamak, yaşananları takip etmek ve yaşam alanlarımız üzerindeki baskıyı değerlendirmek için haritayı kamuoyunun ilgisine sunuyoruz.
Ekstraktivizm Haritası: https://ekstraktivizm.ekolojienstitu.org/