image

BASINA VE KAMUOYUNA ORMANLARIN YAĞMASINA, PERSONELİN DAĞITILMASINA GÖZ YUMMAYACAĞIZ!   AKP’ nin iktidarda olduğu yıllar süresince, Kamu İhale Mevzuatından sonra Torba yasalarla en çok değişiklik yapılan Ormancılık Mevzuatı ile: Başta enerji, madencilik, inşaat, turizm olmak üzere her türlü sektöre ormanlarımızın tahsis edilmesi, çıkar odaklarına peşkeş çekilmesi kolaylaştırılmıştır. Orman ve Su İşleri Bakanlığının bürokrasisi Siyaseten gelen tüm taleplere “olur” vermektedir. Binlerce hektar orman ekosistemi fiilen yok edilmiş, yok edilmeye devam edilmektedir. Ormanlarımız için “gelir getirici” icatlar geliştirilmiş, Ormancılık ne pahasına olursa olsun daha çok odun üretme anlayışıyla yönetilmeye mahkum edilmiştir. Bilinçli olarak yaratılan kaos ortamında ormanlarımız rant kapısına dönüştürülmüştür. Yıllardır kimi bölgelerimizde Güvenlik gerekçesiyle güvenlik güçleri tarafından, kimi bölgelerimizde ise rant sahipleri tarafından binlerce hektarlık ormanımız yakılarak yok edilmiştir. Yalan-uydurma istatistikî veriler üretilerek kamuoyu yanıltılmaya çalışılmakta, koruma statüsüne sahip ormanlarımız bile uygulama örnekleri ile görüldüğü üzere amaç dışı her türlü kullanıma tahsis edilmektedir. 175 yıllık geçmişi olan Orman Genel Müdürlüğü sadece mevzuatı ile değil, çalışma alanları ile de darmadağın edilmiştir. Kaç-Ak Saray yapımı için Gazi yerleşkesinde yer alan tüm birimleri yıkılarak arazisine el konulmuştur. Personel moral ve motivasyonu düşmüş bir halde 3 yıldır kiralık binalarda çalışmaya devam etmekte, kiralanan binalar için ise büyük meblağlar ödenmektedir. Yapılan her işin altından yandaş kayırmacılığı çıktığına göre bu binaların kimlerden, ne şekilde ve ne miktara kiralandığını da tahmin etmek güç değildir.   DİĞER YANDAN; 13.10.2013 tarih ve 28794 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Orman Genel Müdürlüğü Personelinin Atama ve Yer Değiştirme Esaslarına İlişkin Yönetmeliği ile yaşama geçirdiği Rotasyon uygulaması; pek çok kurum çalışanının Yönetmeliğe aykırı bir biçimde tayin edilerek mağdur edilmesine yol açmıştır. Kurumca çıkarılan tayinlerin bir kısmının mahkeme kararlarıyla yürütmesi durdurulmuş, bir kısmının davası devam etmektedir. Bir anlamda hukuken de usulsüzlüğü teyit edilen uygulama Mart-2015 de Yönetmeliğe de uygun olmayan keyfi bir takvim ile tekrar yaşama geçirilmiştir. Çalışanların hizmet puanları, mazeret durumları gibi parametrelerin ilan edilmediği, liyakatin dikkate alınmadığı, kurumca kontrol ve itiraz imkânı sunulmayan deyim yerindeyse kapalı kapılar ardında hazırlanan tayinlerde büyük haksızlıklar ortaya çıkmıştır. Yönetmeliğe göre Rotasyona tâbi olmayan personel en ücra yerlere tayin edilirken, aynı yerde çalışma süresini aşmış kimi(?) çalışanlar rotasyona tabi tutulmamıştır. Tercih listesinde Kurumun bazı boş kadroları ilan edilmemiş, Ankara Merkez Teşkilâtı (Daire Başkanlıkları) kadrolarını boş bırakmak (atama yapmamak veya yandaş ataması yapmak) adına, 3. ve 4. Bölgelere, hatta ormancılığın görece zayıf kaldığı bölgelere öncelik verilmiş, deneyimli personel bu bölgelere tayin edilerek atıl duruma düşürülmüş, mesleki anlamda cezalandırılmıştır. Eş ve sağlık durumu nedeniyle mazeret bildirenlerin bir kısmı kabul edilmiş, bir kısmı kabul edilmemiştir. Sözde aile bütünlüğüne büyük önem veren AKP anlayışı, söz konusu olan kadrolaşma olunca aileleri fiilen parçalamakta sakınca  görmemiştir. Son rotasyonla 1160 çalışanın görev yeri değişmiştir. Kurumda görev yapan teknik personel sayısı ile kıyaslandığında % 20 oranında teknik elemanın, izinli raporlu olmak suretiyle dava sonuçlarını beklemeye çalışacağı açıktır. Personel Ormanlar yerine aileleriyle tayin gördükleri iller arasında yollarda olacaktır. Bunca usulsüzlüğün yargıdan döneceği kesin iken; Kurumun tüm işlerinde aksamaya yol açacak bu tayinlerde ısrarcı davranılması Kamu kaynaklarını da fütursuzca kullanmaktır. Aralarında çok sayıda İşyeri Temsilcimiz, İl Temsilcimiz, Şube Yöneticimizin de bulunduğu tayinlerde Danıştay’ın vermiş olduğu “sendika yöneticilerinin tayininin yapılamayacağına” dair karar da gözetilmemiştir. Dolayısıyla uygulamanın bu hali hem kamu kaynaklarının gereksiz bir şekilde sarf edilmesine, hem kişilerin haksız, usulsüz bir şekilde mağdur edilmesine hem de bilgi birikiminin çok önemli olduğu Ormancılık alanında uzun yıllardır çalışan uzmanlaşmış kadroların bulundukları görevlerden uzaklaştırılarak, yerlerine; tecrübesi daha az olan personelin atanması suretiyle ülke Ormancılığına darbe vurulmasına neden oluşturmaktadır. Rotasyon uygulaması nedeniyle; 14/04/2015 günü Orman ve Şu İşleri Bakanlığı ile görüşme yaparak gerek Rotasyon kapsamında ortaya çıkan aksaklık ve usulsüzlükleri, gerekse işkolumuzdaki sorunları bir dosya halinde sunmuştuk. Yaptığımız görüşmenin ardından; Rotasyonun uygulayıcısı Orman Genel Müdürlüğünce, sorunların çözümü için herhangi bir çaba içine girilmediğini görmekteyiz. Gerek Ormanlarımızın talanında gerekse Orman Çalışanlarının Rotasyonunda iktidar eliyle yapılanları yan yana getirdiğimizde gördüğümüz şey: tayinlerdeki usulsüzlükler bilinçli bir tercihtir. En tepeden en alt kademedeki çalışana kadar derin bir kadrolaşma anlayışı vardır. Kurumun ve Ormanların yağmalanmasına engel oluşturma ihtimali olan personel ayakaltından uzaklaştırılmaktadır. Dolayısıyla Orman Genel Müdürlüğünce düzenlenen Rotasyon uygulaması sadece Kurum Personeline yönelik basit bir işlem değil, İktidarın Ülke Ormancılığına bakışının bir parçasıdır. Bu nedenle; ne Ormanlarımızın yağmalanmasına, ne de Rotasyon adı altında gerçekleştirilen tayinlere ( sürgünlere)  izin vermeyeceğiz. Bugüne kadar olduğu gibi, bugünden sonra da gerek Hukuksal gerekse Eylemsel Mücadelemiz devam edecektir. 28/04/2015   YAŞASIN HAKLI MÜCADELEMİZ! YAŞASIN TARIM ORKAM SEN! YAŞASIN KESK!   TARIM ORKAM SEN GENEL MERKEZİ